05 Haz 09

29 Mart seçimleri analizine kaldığımız yerden devam, bu sefer mikro ölçekli birkaç büyükşehir yorumlarına…

29 Mart seçimlerinde şehir şehir sonuçlara baktığımızda:

*İstanbul Büyükşehir’de ilk defa bir başkan, ikinci dönem seçildi. AKP’li Kadir Topbaş, seçilmesine seçildi ancak İETT’nin borç batağında olması ve seçim projesi olan “Metrobüs”lerin ihtiyaçları karşılamak şöyle dursun külfet yatırıma dönüşmesi başta olmak üzere birtakım olaylar ve hareketler eksi puan toplamasına şimdiden başladı. Üstelik karşısında gayet dişli bir rakip olan CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu – Gürsel Tekin ikilisi, İstanbul çalışmalarına kaldığı yerden devam ediyor ve kadroları Belediye Meclisinde sert muhalefetleriyle boy gösteriyor. CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı’nın yakın çevresini kayırdığına yönelik birtakım iddiaların basında yer alması bu ekip için olumsuz bir gelişme olarak hanelerine yazılabilir. Yine de Topbaş ve ekibi kadar hızlı yıprandıkları söylenemez. AKP’li ilçe belediyeleri de seçim öncesi ses çıkarmadığı kaçak katları ise bir bir yıkarak, oy topladığı kesimlerde hukuku hatırlamış görünüyor. Oyunu kaçak kat, erzak, kömür, ıvır zıvır karşılığı satanlara ders olsun. ;)

*Ankara’da 1994′ten beri büyükşehiri kimselere bırakmayan Melih Gökçek gene kazandı. Hatta Gökçek’in oylarını bölecek olanlar (CHP’li Karayalçın, MHP’li Yavaş ve SP’li aday) birbirlerinin oylarını bölmeyi de ihmal etmediler. Ankara, yeniden Melih Gökçek ile dörtnala Balkanlar ve Ortadoğu’nun “Harikalar Diyarı”(!) olmaya devam edecek görünüyor. (Daha fazla yorum, mahkemelik eder mazallah) Karayalçın ve Yavaş en iyisi Ankara milletvekili olarak 2011′de karşımıza çıksın, ikisi de değerli şahıslar ancak Ankara Büyükşehir’e güreşmeye güçleri yetmedi görünüyor. Yok mu koskoca muhalefette başka adaylar? :) Keçiören’de Turgut Altınok’a rağmen AKP, Çankaya’da Muzaffer Eryılmaz’a rağmen CHP aldığına göre Ankara seçmeninin de bir bildiği vardır demekten başka söz bulamıyorum. (Bir yerde dini ve milli duygular, diğerinde laiklik korkusu baskın gelmiş ve Çankaya’da adayın değiştirilmesi etkili olmuş görünüyor.)

*İzmir’e gelelim. Adamakıllı bir merkez sağ çıkmadan CHP’nin oradan sökülmesi zor görünüyor. %50lere varan oy oranlarıyla patlama yapmaları buna delalet değil de nedir?

*Adana’daki seçimler ise bol tartışmalı ve bol iddialı geçti, oylar tekrar tekrar sayıldı ve 1984-1989 arası ve 1994′ten bu yana başkanlığı yürüten, eski AKP’li yeni MHP’li Aytaç Durak galip geldi. AKP ve CHP’nin seçimleri küsüratla kaçırdığı söylenebilir (www.ysk.gov.tr adresine havale ediyorum meraklıları). Demek ki halkın bir kısmı öyle ya da böyle Durak’tan memnun ki AKP’ye rağmen Durak’la yola devam dediler.

*Antalya Büyükşehir seçimleri ise ne kadar esnek ve liberal isimler olursa olsun ismin yer aldığı çatının da önemine işaret etmekte. CHP’li Mustafa Akaydın, hem Akdeniz Üniversitesi eski Rektörü olmasından kaynaklanan tanınmışlığı hem de Rektörlük seçimlerinde 1. sırada olduğu halde Cumhurbaşkanı Gül tarafından atanmaması karşısında Antalya halkının gösterdiği refleks olarak değerlendirilebilir Antalya seçimleri.

*Gelelim en yakından gözlem fırsatı bulduğum Eskişehir Büyükşehir seçimlerine. 1999′dan bu yana başkanlığı yürüten DSP’li Yılmaz Büyükerşen, partisinin kaybettiği prestije ve ilgiye rağmen isim yaptığı ortada. Şehir merkezinde yaptığı çalışmalar dünya çapında parmakla gösterilecek nitelikte. Bunu şehre yakın mahallelere ve kenar semtlere yansıtamadığından bir miktar tepki sahibiydi. Ancak AKP’nin seçimleri bir inatlaşma olarak görmesi ve gergin bir atmosfer yaratması, Büyükerşen hakkında seçimlere 1 hafta kala asılsız haberler içeren gazeteler yayımlaması (ki birkaç gün sonra belgeleriyle Büyükerşen tarafından yerel Sonhaber gazetesinde yalanlandı) Eskişehir halkının tepkisini çekti. Büyükerşen’e kızanlar bile Büyükerşen’e oy attığı ortada ki %40 küsürlerden %52 civarında bir oy oranına sıçrama yaptı Büyükerşen. 2014′teki seçimlere katılmayacağı söylenen Büyükerşen’in yerine gelmek isteyen adayların büyük bir boşluğu sağlam bir biçimde doldurmak zorunda olduğu ve hizmetleri geniş çaplı yayması gerektiği ortada olacak görünüyor.

DipNot: Yakın zamanda yapılan kabine değişikliğine bakıldığında da CHP ve DTP’ye kaptırılan yerlerin vekili olan bakanlar nasıl olduysa koltuklarından oldu genellikle (örn. Kemal Unakıtan, Hüseyin Çelik, Mehmet Ali Şahin).

Diğer belediyelere de değinmek isterdim ancak bu belediyelere bile istediğim gibi değinemediğim için bu yazıyı burada kesiyorum. Seçimler hayırlı uğurlu olsun.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,