21 Nis 09

belki çoğunuz biliyorsunuzdur gom player’ı. bu yazıda hem gom player’ı biraz tanıtacağım hem de birkaç önemli kısayol tuşunu söyleyeceğim.

aslında artık birçok program her video ve ses dosyasını açabiliyor fakat gom player bence çok kullanışlı. bunun nedenlerinden birisi rahat kullanılabilen kısayol tuşlarına sahip olması, diğeriyse yükledikten sonra ayarlarını çok kurcalamak gerekmemesi. ayrıca hızlı ve küçük.

ben gom player’ı genelde video için kullanıyorum, ses dosyaları için winamp kullanıyorum. gom player, codec yükleme derdinden bizi kurtarsa da, zaman zaman k-lite mega codec pack’e muhtaç bırakabiliyor. bu yüzden onu da yüklemekte yarar var.

gom player’ı kurduktan sonra karşınıza gelen pencereden, bilgisayarınıza uygun ayarları yapıyorsunuz. sonra o güzel turuncu arayüzlü program çıkıyor karşınıza. ana ekranda sağ tık > preferences > playback > time jump menüsünden hangi tuşlarla kaç saniye ileri/geri alabileceğinizi belirleyebiliyorsunuz. preferences kısmını çok az kurcaladığınızda bir çok ayarı bulabilirsiniz.

gom player’ın bazı temel kısayolları:
sağ ok ve sol ok tuşları, oynatılan dosyayı daha önceden belirlediğiniz miktarda ileri veya geri almaya yarar.
enter tuşu, küçük (orjinal) ekrandaki videoyu tam ekran yapmaya veya tam ekrandaki videoyu küçük (orjinal) ekran moduna getirmeye yarar.
space tuşu, oynatılan videoyu duraklatıp (pause) yeniden devam ettirmeye yarar.
nokta tuşu, her basıldığında altyazıyı 0.5 saniye öncesine alır.
virgül tuşu, her basıldığında altyazıyı 0.5 saniye sonraya alır.
< > tuşu, her basıldığında sesi 0.1 saniye öncesine alır.
sol shift + < > tuş kombinasyonu, her basıldığında sesi 0.1 saniye sonrasına alır.
esc tuşu, tam ekrandaki görüntüyü orjinal ekrana küçültür, orjinal ekrandaki görüntüyü de duraklatarak simge durumuna küçültür.
aşağı ok ve yukarı ok tuşları, sesi açar veya kısar.
mouse’un tekerleği de sesi açıp kısar.

benim en sık kullandığım tuşlar bunlar. bunların dışında kendiniz de tuş ekleyebilirsiniz.

iyi seyirler, iyi eğlenceler.

Etiketler: , , , , , , ,

10 Nis 09

torrent, peer to peer (p2p) diye bilinen sistemin bir parçasıdır. p2p, dosyaları internette bir siteden indirmek yerine başka kullanıcıların bilgisayarından dosya çekmek için kullanılan sistemdir.

eskiden napster, imesh, kazaa, ares, bearshare, limewire gibi programlar çok yaygındı. şu anda bunlar yine kullanılıyor olsa da emule, torrent ve dc++ lider p2p sistemleridir. napster, imesh… gibi programlarla genellikle dosyaları program üzerinden aratıp, karşımıza çıkan listeden en uygun bulduğumuz dosyayı indiriyorduk. fakat torrent ile siteler üzerinden istediğimiz dosyaya ait küçük ipucu dosyasını buluyoruz ve bir torrent programı ile açıyoruz. bu ipucu dosyası, torrent programına, hangi dosyaların hangi kişilerden indirileceğini söylüyor da diyebiliriz.

ben torrent programı olarak utorrent kullanıyorum ve tavsiye ediyorum. utorrent’i açtıktan sonra birkaç küçük ayar yapılırsa iyi olur. bu ayarlar şöyle:
options > preferences > directories menüsünden indirilmesi henüz tamamlanmamış ve indirilmiş dosyaların bilgisayarda nereye kaydedileceği seçilir.
options > preferences > connection menüsünden port ayarlanır. (”rastgele port” tıklanarak seçim yapılırsa daha iyi olur) (portun ne olduğunu birazdan anlatacağım.)
options > preferences > bandwidth menüsünden maximum upload (başka kullanıcılara gönderme) hızı, download yapılmazken max upload hızı, max download (indirme) hızı, max bağlanma sayısı, torrent başına max parça yükleyen sayısı, torrent başına kaç upload slotu olacağı ayarlanır. ben 1mbit bağlantı ile 35 upload ve 115 download kullanıyorum, tabi cfosspeed adlı programı da kullanmayı ihmal etmiyorum. max bağlantı sayıları ise modem performansına göre de değişebilir, sırasıyla 500, 350 ve 5 olarak kullanıyorum.
options > preferences > bittorrent menüsünden dht‘yi kapatabiliriz. dht’yi kapatmak için “enable dht network, enable dht for new torrents, enable local peer discovery, enable peer exchange” kısımlarındaki işaretler kaldırılmalıdır. (ne olduğunu birazdan anlatacağım.)

options > preferences > speed guide menüsündeki “test if port is forwarded properly”ye tıklayarak daha önceden işaretlediğimiz port açık mı değil mi kontrol edebiliriz. port için basitçe başkalarının bilgisayarlarıyla kendi bilgisayarımız arasında açılan bir kapı diyebiliriz. port açıksa sorun yok, port kapalıysa açmamız gerekiyor, açalım ki başkalarıyla rahatça dosya transferi yapabilelim. port açmak başlı başına bir konu olduğu için, zaman zaman işkence halini aldığı için ve her modemde farklı şekilde yapıldığı için bu yazıda incelemeyeceğim. google’dan kendi modeminize ait port açma işleminin nasıl yapıldığını bulabilirsiniz. anahtar kelimeleriniz “port açma”, “port yönlendirme” ve “port forwarding” olmalı.

yazının başında bahsettiğim ipucu dosyaları için çeşitli siteler mevcut. bu sitelerin bazıları herkese açıktır, bazılarıysa sadece üyelik kabul eder ve kaliteli sitelere üye olmak ve üye olduktan sonra atılmamak zordur. herkese açık sitelerin en büyükleri mininova, thepiratebay ve isohunt’tır denilebilir. demonoid’deki bazı dosyalar dışarıya da açıktır fakat üyelere özel dosyalar da vardır. üyelik kabul eden bazı sitelere örnek olarak torrentleech, zamunda, arena-bg, arena-tr örnek verilebilir. her sitenin üyelik koşulu vardır ve farklıdır. arena-tr’yi örnek verirsek, genel ratio’yu 0.7′nin üzerinde tutmak gereklidir. bunun amacı sadece indirmek değil, paylaşımı artırmaktır.

ratio, upload/download oranıdır. mesela 5 gb download yaptıysanız ve 10 gb upload yaptıysanız ratio’nuz 10/5=2′dir.

dht kısmında anlattığım ayarlar genel olarak, indirdiğiniz dosyaları, kullandığınız tracker dışındaki kişilere de göndermeye yarar. üyelik gerektiren bir tracker kullanılıyorsa dht’yi kapatmak gereklidir. herkese açık bir tracker ise dht’yi kapatmaya gerek yoktur. (tracker, ipucu dosyasının kayıtlı olduğu ve bu dosyaya komutlar veren sitedir.)

program incelemesi dedik ama bu daha çok torrent sistemi incelemesi. torrent ilk anda çok karışık gelen bir sistemdir fakat aslında çok basittir. bir sorunuz olursa aşağıdaki yorum bölümünden sorabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , ,

12 Mar 09

özellikle p2p sistemiyle çalışan download programları açıkken (utorrent, bittorrent, vuze, emule…) internette rahatça dolaşamamak büyük bir sorun. cfosspeed kullanarak bu problemin büyük ölçüde önüne geçmek mümkün. bunun dışında, upload sırasında download hızının düşmesini engellemeye de yarıyor.

program kurulduktan sonra birkaç gün bağlantıyı inceliyor ve gerekli kalibrasyon işlemlerini yapıyor, bu süre içerisinde bağlantının biraz yavaşlaması normaldir. bağlantının download ve upload sınırını sonuna kadar kullanmak bu kalibrasyon sürecini minimuma indirmek için etkili bir yöntemdir. yani hızlı bir siteye (rapidshare, e-mail…vs.) 10 mb civarında dosya yüklemek ve hızlı bir siteden 10-15 mb boyutunda dosyalar indirmek bu süreci minimuma çekecektir.

programın birkaç küçük ayarı şu şekilde:
program yüklendikten sonra sağ altta cfosspeed logosu çıkacak, bu logoya sağ tıklayıp ayarlar > bağlantılar
kısmından kendi bağlantınız için en uygun olanı seçin. (muhtemelen bu kısımla uğraşmanıza gerek kalmayacaktır zaten.)

sonrasında ayarlar > ayarlar menüsünden birkaç ayar yapmak gerekiyor. bu menüdeki terciler sekmesinden bağlantınızın “sabit” veya “değişken” olduğunu belirtin.
protokoller sekmesindeki “dosya paylaşımı” kısmından bittorrent protokolünü “düşük”e getirin. (p2p programınıza göre bittorrent yerine kendinize uygun olanı seçmeniz gerekmektedir.)
programlar sekmesinden internet explorer, firefox (ya da kendi kullandığınız tarayıcıyı), msn messenger gibi öncelikli kullandığınız programların önceliğini en yükseğe getirin. (programlar listede yoksa kendiniz eklemelisiniz) yine buradaki dosya paylaşımı kısmından kullandığınız programın önceliğini kendinize göre ayarlayın. (düşük olması, internet performansınız açısından daha iyidir)

ben bilgisayar başında otururken dosya paylaşımlarını “düşük” seviyeye getiriyorum. bağlantıyı kullanmadığım zamanlarda da en yükseğe getiriyorum, siz de bu şekilde yapabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

28 Şub 09

bilgisayar kullanırken sık sık ekrandaki görüntüyü kaydetmek isteriz. hatta kaydetmek istediğimiz görüntü çoğu zaman ekranın tümü değil, küçük bir kısmı olabiliyor. istenilen şekilde ekran görüntüsü almak için snagit çok kullanışlı bir program.

snagit’le seçilen bir bölgeyi, pencere içerisindeki çerçeveyi, tüm ekranı, tüm sayfayı…vs. kaydetme özellikleri var. kaydettikten sonra da resmi otomatik olarak kendi editöründe açıyor, böylece başka bir programla uğraşmadan resim üzerinde basit değişiklikler yapabiliyorsunuz.

güzel yanlarından birisi de siz resmi kendi editöründen kaldırana kadar resmi saklamaya devam etmesi. yani ekran görüntüsü aldıktan sonra resmin kaybolma durumu ortadan kalkıyor.

başka bir özelliği de ekranda belirlenen bir kısmın video olarak görüntüsünü alabilmesi. bunun içinde program içerisindeki “record screen video” kısmına giriyoruz, istenilen bölgeyi seçiyoruz, start tuşuna basıyoruz ve kayıt başlıyor. durdurmak içinse sağ alttaki kamera ikonuna tıklamak yeterli. görüntüsü çok kaliteli olmasa da arada bir lazım olduğunda gayet kullanışlı.

Etiketler: , , , , ,