17 Haz 09

Bacaklarından psikolog olduğu belli olan kadını görüyorsun , yürüyor kaldırımda .Seni görüyor , bir pall mall yakıyor. Arkasından yürümeye devam ediyorsun. Arada bir arkasına dönüp kontrol ediyor,devam.

Sokağın en ucundan dönüp bir ara sokağa giriyor.Giriyorsun.Sokağı yardıktan sonra dönüp sana yaklaşıyor.

Bakıyor,başını kaldırıp masumluğu oynayan bakışı atıyorsun. Gülüyor, yaklaşıyor.

Sadece bakıyorsun,dönüyorsun yürümeye koyuluyorsun.Omzunu tutuyor,çeviriyor,yaslanıyor ve kokluyor.Gözlerinde bacaklarını görüyorsun.Yüzünde belini görüyorsun.

Öpüyor,öpüyorum.Öpüyor,öpüyorum. Kokluyor ve kokluyorum. Gezdiriyor,dürtüyor ve açıyor. Çıkarıyor,soyunuyor,soyuyor.

Nefes alışıyla göğüslerinin arası inip kalkıyor, kemikleri görebiliyorsun.

Kontrol ediyor,yaslanıyor,dolanıyorsun. Tekrar öpüyor ve eğiliyor. Duvara yaslanıyorsun,tüm ayrıntıları bir kenara bırakıyorsun.Sadece arzuluyorsun. Kızıl saçlarını yana atıyor.bembeyaz bedenini delicesine istiyorsun.

İnliyor.İnliyor.Kuduruyorsun.

Nefes alıyor ve gülümsüyor.Uçuşan saçlarını elliyorsun,tüm gücünle çekip acı veriyorsun. Çıldırıyor.

Tırnaklarını kendi pürüzsüz etine batırıyor.Kanıyor.Gidip , geliyor .

Rüzgar tenine vuruyor,güç veriyorsun. Rüzgar tenine vuruyor,sahipleniyor.

Yoruluyorsun.

İtiyor,Kalkıyor ve öpüyor.

Giyiniyor,sırılsıklam olmuş haliyle bir pall mall daha yakıp gidiyor.

Ölüyorsun.

Etiketler: , , , , , ,

13 Haz 09

Limango, kaliteli markaları belirli günler içerisinde ucuza satan bir alışveriş sitesidir. Sitede genellikle giyim, ayakkabı, takı, saat benzeri ürünler bulunmaktadır. Her bir marka 5-7 gün arasında satışta kalır. Elbette site içerisinde hangi markanın ne kadar süresinin kaldığını görebileceğiniz bir sayaç da bulunmakta.

Limango, Otto Group’un Türkiye pazarını test etme amaçlı kurduğu sitedir. Otto Group için sitede şu açıklama bulunmakta:
Otto Group, 123 şirketi 53.000 çalışanı ve 2008 yılı cirosu ile Fortune Global ilk 500 listesinde 397.sırada yer alan, perakende ve servis sektöründe hizmet veren şirketler topluluğudur. Otto Group’un 2008 yılı cirosu 15 milyar Euro’nun üzerindedir. B2C faaliyetleri ele alındığında Otto Group dünyada Amazon’ dan sonra ikinci sırada bulunmaktadır.

Sitede şu anda saat, ayakkabı, çakı, parfüm, takım elbise aksesuarı ve giyim içerikli 7 farklı markanın satışı yapılmakta. Bunların arasında Dockers, Damat, Elle, Pierre Cardin gibi markalar da bulunmaktadır. Bu markalar her gün değişmektedir.

Limango, sadece üyelere özel fırsatlar sunar ve yalnızca davetiye ile üye alımı yapmaktadır. Limango’ya www.limango.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Üye olmak için http://www.limango.com.tr/g.php?IN=19e97612712367f8ed6250b10923ee73 adresini ziyaret etmelisiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

08 Haz 09

İnsan, hayvanlardan aklı, kendini daha net kontrol edebilme yeteneği gibi birçok yönden ayrılıyor ancak doyumsuzluk bakımından hayvanlarla da kıyasıya rekabette olmayı da ihmal etmiyor. Doyumsuzluk derken cinsel anlamda değil, hayatın içindeki pek çok yönde kastedebiliriz: İş, aşk, maddiyat, maneviyat,… Kısacası doyumsuzluk vücüdumuzun temel hücrelerinden biri gibi küçük görünen fakat önemli etkiler de yaratabilen bir olgu.

Doyumsuzluk bize, hayatımıza, çevremize ve dünyaya neler katmış biraz bakalım mı? Ders başarı notu konusunda doyumsuzlar da dünya devlerini büyütme doyumsuzları da cinsel tatmin yönünden eşinden doyumsuzlar da bir öğünde dolu dolu yemek yemekten bıkmayanlar da hayatı öyle ya da böyle bir yanından ıskalamışlardır ve bir kısmı bunu fark edemeden ve doyumsuzluğunu da koruyarak göçüp gitmişlerdir, gitmektedirler de. En acı durum ise doyumsuzluklar nedeniyle kaybettiklerinizin yüzünüze çarptığı an olsa gerek. Bu tip anlar ise geri dönülmeyecek anlarda yaşanır.

Halbuki anlık da olsa doyumluluklar ne kadar mutluluk verebilir insana. Sevişmenin verdiği birkaç saatlik haz, birkaç lokma ile karnın bir süreliğine doyumunun verdiği haz, kendi ülkende barış ve huzur içinde yönetici güç olmanın verdiği haz yok mudur? Bunu yaşayanlar varsa çevrelerine de mutluluklarını ve gerekçelerini yansıtsın isterim çünkü tatmin olmayanlar mutsuzluklarını ve gerekçelerini fazlasıyla yansıtarak başkalarının da hayat alanını işgal ediyor, hatta doyumsuzluk denen mıknatısın çekim alanına itiyor.

Doyumsuzluklardan, serbestliğin içine edenlerden, bireyselliğin anlamını boşaltanlardan, tatminsizliğinin acısını başkalarından çıkaranlardan insanlar da dünya da o kadar bunalmış olsa gerek, artık dengeler bozulmuş durumda. Ekolojik, uluslararası, ulusal, toplumsal, bireysel, ruhsal, fiziksel her türlü yapı kapasitesinin üstünde sarsıntılar yaşıyor çağımızda. Buna dur diyebilecek olan da ancak toplu bir kanaatkarlık olabilir gibi görünüyor. Nasıl mı olacak bu? Her ateş, cirmi kadar yer yakacak. Evet evet, atalarımızın dediği gibi “Ateş olsan cirmin kadar yer yakarsın.”. Neden onlara kulak vermeyelim? Hem toplulukları etrafında toplayan inançlarda da özünde bir kanaatkarlık yok mu çarpıtılmış veya çelişkilerle dolu da olsa? Bu kavramı doldurmak bireylerin elinde, önce kendilerince “kanaat” kavramını yaratanlar bunu çevrelerindeki diğer “kanaat” kavramlarıyla çarpıştırarak, çatıştırarak “kannat etmek” üzerinde uzlaşamaz mı öyle ya da böyle?

Ütopik görünüyor olabilir ancak sadece ekonomik ve politik yanı görünen “Küresel Kriz”in hayatın her alanında, yerkürenin insan eli değen her metrekaresinde öyle ya da böyle yaşandığı ortadayken bundan çıkış yollarını da düşünmek gerek. Bu, çürütülebilir bir çözüm olsa da en azından bu konuda kafa yorulduğunun bir işareti. Hem ampul denilen şey ilk deneyde mi bulundu sanki? Bilmemkaçbininci deney sonucu ortaya çıkmadı mı o meret? Bakarsınız çözüm de bilmemkaçmilyonuncu düşüncenin çıkardığı ütopyadan doğar? ;)

Etiketler: , , , , , , , , ,

06 Haz 09

Google Squared

Saat 0:18'de S-Ak tarafından yazılmış

Google Squared, yaklaşık iki gün önce hizmete açılan, henüz çok fazla işe yarar gibi durmayan fakat zamanla gelişeceği kesin olan yeni bir Google hizmetidir.

Şu anda çok yeni olması nedeniyle doğru düzgün çalıştığını söyleyemeyiz. Birkaç deneme yaptım ve pek başarılı sonuçlar alamadım fakat zamanla vazgeçemediğimiz bir hizmet olacak.

Bu hizmet, site içeriklerini tarayarak bilgiye ulaşmayı kolaylaştırıyor. Arama sonuçlarınızı milyonlarca site içerisinden derleyip, tablo halinde size sunuyor. Üstelik mevcut tabloyu isteğiniz doğrultusunda farklı bilgiler içerecek şekilde genişletme imkanınız da mevcut.

Örnek olarak arama kısmına Toyota yazalım. Karşımıza Toyota’nın araçları satır satır çıkıyor. Her biri için ayrı sütunlarda fotoğrafları, açıklamaları, vites bilgisi, yüksekliği, genişliği çıkıyor. “Add columns” kısmından uzunluk, motor özellikleri… gibi farklı bilgiler ekletebiliyoruz ya da “Add items” kısmından farklı modellere de bakabiliyoruz. Üstelik tüm bilgileri hangi siteden aldığını da görebiliyoruz.

Çok ayrıntılı şeyler denemedim, yerel konular hakkında çok fazla bilgi çıkmıyor. “Turkey” yazınca çok saçma içerikler çıkarıyor fakat Google bu hizmetin peşini bırakmaz, mükemmele ulaştırmayı hedefler.

Henüz Türkçe desteklemeyen bu hizmete http://www.google.com/squared adresinden ulaşabilirsiniz.

Etiketler: , , , , ,

05 Haz 09

29 Mart seçimleri analizine kaldığımız yerden devam, bu sefer mikro ölçekli birkaç büyükşehir yorumlarına…

29 Mart seçimlerinde şehir şehir sonuçlara baktığımızda:

*İstanbul Büyükşehir’de ilk defa bir başkan, ikinci dönem seçildi. AKP’li Kadir Topbaş, seçilmesine seçildi ancak İETT’nin borç batağında olması ve seçim projesi olan “Metrobüs”lerin ihtiyaçları karşılamak şöyle dursun külfet yatırıma dönüşmesi başta olmak üzere birtakım olaylar ve hareketler eksi puan toplamasına şimdiden başladı. Üstelik karşısında gayet dişli bir rakip olan CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu – Gürsel Tekin ikilisi, İstanbul çalışmalarına kaldığı yerden devam ediyor ve kadroları Belediye Meclisinde sert muhalefetleriyle boy gösteriyor. CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı’nın yakın çevresini kayırdığına yönelik birtakım iddiaların basında yer alması bu ekip için olumsuz bir gelişme olarak hanelerine yazılabilir. Yine de Topbaş ve ekibi kadar hızlı yıprandıkları söylenemez. AKP’li ilçe belediyeleri de seçim öncesi ses çıkarmadığı kaçak katları ise bir bir yıkarak, oy topladığı kesimlerde hukuku hatırlamış görünüyor. Oyunu kaçak kat, erzak, kömür, ıvır zıvır karşılığı satanlara ders olsun. ;)

*Ankara’da 1994′ten beri büyükşehiri kimselere bırakmayan Melih Gökçek gene kazandı. Hatta Gökçek’in oylarını bölecek olanlar (CHP’li Karayalçın, MHP’li Yavaş ve SP’li aday) birbirlerinin oylarını bölmeyi de ihmal etmediler. Ankara, yeniden Melih Gökçek ile dörtnala Balkanlar ve Ortadoğu’nun “Harikalar Diyarı”(!) olmaya devam edecek görünüyor. (Daha fazla yorum, mahkemelik eder mazallah) Karayalçın ve Yavaş en iyisi Ankara milletvekili olarak 2011′de karşımıza çıksın, ikisi de değerli şahıslar ancak Ankara Büyükşehir’e güreşmeye güçleri yetmedi görünüyor. Yok mu koskoca muhalefette başka adaylar? :) Keçiören’de Turgut Altınok’a rağmen AKP, Çankaya’da Muzaffer Eryılmaz’a rağmen CHP aldığına göre Ankara seçmeninin de bir bildiği vardır demekten başka söz bulamıyorum. (Bir yerde dini ve milli duygular, diğerinde laiklik korkusu baskın gelmiş ve Çankaya’da adayın değiştirilmesi etkili olmuş görünüyor.)

*İzmir’e gelelim. Adamakıllı bir merkez sağ çıkmadan CHP’nin oradan sökülmesi zor görünüyor. %50lere varan oy oranlarıyla patlama yapmaları buna delalet değil de nedir?

*Adana’daki seçimler ise bol tartışmalı ve bol iddialı geçti, oylar tekrar tekrar sayıldı ve 1984-1989 arası ve 1994′ten bu yana başkanlığı yürüten, eski AKP’li yeni MHP’li Aytaç Durak galip geldi. AKP ve CHP’nin seçimleri küsüratla kaçırdığı söylenebilir (www.ysk.gov.tr adresine havale ediyorum meraklıları). Demek ki halkın bir kısmı öyle ya da böyle Durak’tan memnun ki AKP’ye rağmen Durak’la yola devam dediler.

*Antalya Büyükşehir seçimleri ise ne kadar esnek ve liberal isimler olursa olsun ismin yer aldığı çatının da önemine işaret etmekte. CHP’li Mustafa Akaydın, hem Akdeniz Üniversitesi eski Rektörü olmasından kaynaklanan tanınmışlığı hem de Rektörlük seçimlerinde 1. sırada olduğu halde Cumhurbaşkanı Gül tarafından atanmaması karşısında Antalya halkının gösterdiği refleks olarak değerlendirilebilir Antalya seçimleri.

*Gelelim en yakından gözlem fırsatı bulduğum Eskişehir Büyükşehir seçimlerine. 1999′dan bu yana başkanlığı yürüten DSP’li Yılmaz Büyükerşen, partisinin kaybettiği prestije ve ilgiye rağmen isim yaptığı ortada. Şehir merkezinde yaptığı çalışmalar dünya çapında parmakla gösterilecek nitelikte. Bunu şehre yakın mahallelere ve kenar semtlere yansıtamadığından bir miktar tepki sahibiydi. Ancak AKP’nin seçimleri bir inatlaşma olarak görmesi ve gergin bir atmosfer yaratması, Büyükerşen hakkında seçimlere 1 hafta kala asılsız haberler içeren gazeteler yayımlaması (ki birkaç gün sonra belgeleriyle Büyükerşen tarafından yerel Sonhaber gazetesinde yalanlandı) Eskişehir halkının tepkisini çekti. Büyükerşen’e kızanlar bile Büyükerşen’e oy attığı ortada ki %40 küsürlerden %52 civarında bir oy oranına sıçrama yaptı Büyükerşen. 2014′teki seçimlere katılmayacağı söylenen Büyükerşen’in yerine gelmek isteyen adayların büyük bir boşluğu sağlam bir biçimde doldurmak zorunda olduğu ve hizmetleri geniş çaplı yayması gerektiği ortada olacak görünüyor.

DipNot: Yakın zamanda yapılan kabine değişikliğine bakıldığında da CHP ve DTP’ye kaptırılan yerlerin vekili olan bakanlar nasıl olduysa koltuklarından oldu genellikle (örn. Kemal Unakıtan, Hüseyin Çelik, Mehmet Ali Şahin).

Diğer belediyelere de değinmek isterdim ancak bu belediyelere bile istediğim gibi değinemediğim için bu yazıyı burada kesiyorum. Seçimler hayırlı uğurlu olsun.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,