23 May 09

www.bitenekadar.com bir fırsat sitesi. Aslında bir çok fırsat sitesi olmasına rağmen Bitene Kadar’ı tanıtma nedenim birkaç kez alışveriş yapmış ve hızından memnun kalmış olmam.

Bitene Kadar, diğer fırsat siteleri gibi günde 1 veya 2 ürün satıyor ve toptan alım-satım yaptıkları için de piyasa fiyatlarının altında ürün bulunabiliyor. Her gün farklı ürünler satıldığı için günlük olarak takip etmek gerekiyor, tabi bunun için RSS desteği de kullanılabilir. Bazen çok işlevsel, bazen de çok ilginç ürünler satabiliyorlar.

Aylardır takip ediyorum, şimdiye kadar en çok kârı laptop soğutucu satarak elde ettiklerini düşünüyorum. :) Yaklaşık 10 günde bir laptop soğutucu satıyorlar. 3-4 çeşidine denk geldim ve plastik olanından da (en çok bunu satıyorlar) metal olanından da satın aldım. Fiyatları piyasaya göre gayet uygun. Tabi bu soğutucuların çok kaliteli olduğunu söyleyemem ama en azından laptopla zemin arasında boşluk oluşturduğu için bile kullanılabilir.

Eğer satıcıysanız, site yetkilileriyle ürününüzün satışı için rahatça irtibata geçebilirsiniz.

Sitenin beğenmediğim yanları ise tasarımının göze çok hoş gelmemesi, reklam içermesi, (ticari bir sitenin reklam içermesi ilk denemede güvensizlik yaratır) Firefox’a %100 uygun olmaması ve kargo şirketi olarak sadece UPS seçeneğinin olması.

UPS’i de Bitene Kadar sayesinde kullanma fırsatım oldu, sanırım onlar da ucuz diye kullanıyorlar. UPS’in gayet hızlı olduğunu söyleyebilirim fakat kimlik kontrolü yapmaması ve alıcıyı evde bulamaması halinde kargoyu başkasına teslim etmesi onu gözden düşüren etmenler arasında geliyor.

Etiketler: , , , , , ,

12 May 09

Ekşi Sözlük

Saat 20:56'de S-Ak tarafından yazılmış

En çok zaman geçirdiğim sitelerden birisi olduğu için ilk site tanıtımı yazımın Ekşi Sözlük üzerine olmasını istedim. Aslında bilmeyen çok kişi de yoktur ama bir şeyler karalamak iyidir yine de.

Ekşi Sözlük, sozluk.sourtimes.org veya www.eksisozluk.com adresinden ulaşılabilen, 1999 yılında kurulmuş ve kendi özgün sistemini oluşturmuş bir sitedir. Özgün sistem derken demek istediğim, o yıllarda hiç yaygın olmayan bir fikrin ortaya atılması ve günümüze kadar onlarca klonunu oluşturması.

Ekşi Sözlük’te şu anda 20000 civarında yazar var. Çeşitli konular hakkında, TCK’ya ve sözlük formatına uyduğu takdirde herkesin özgürce yazabildiği bir platform. Günümüzde çok fazla sözlük türedi fakat hepsinin çıkış notkası ve en büyüğü Ekşi Sözlük’tür. Sadece üyelerin yazabildiği bir ortam olmakla kalmayıp, ciddi bir tanıtım imkanına da sahiptir.

Şu anda Türkiye’de en büyük 20 site arasındadır. Bu yüzden girilen entry’ler (yazı yazmak yerine entry girmek diyeceğim bundan sonra) şirketler açısından da büyük önem taşımaktadır. Böylesine büyük bir platformda, bir ürünle ilgili onlarca hatta yüzlerce farklı deneyim yer alabiliyor. Bu yüzden de bir çok kişinin ürün alırken yorum okuduğu yer haline de gelebiliyor.

Siteye üye olmak için üstteki butonları kurcalamak gerekiyor. Üye olduktan sonra 10 adet entry girmek ve onların onaylanmasını beklemek gerekiyor. Üye olanların tema değiştirme hakları olduğundan, yazarlık için olmasa bile temalar için üye olmak da gayet güzel oluyor. Biraz kurcaladığınızda çok yaratıcı temalar görebilir, hatta yazar olursanız kendiniz de tema yapabilirsiniz.

Etiketler: , , ,

11 May 09

Türkiye, köklü ve deneyimli bir diplomatik altyapıya sahip olan bölgesindeki ender ülkelerden. Ancak son yıllarda bu deneyimini ne kadar gösterebildiği tartışılır olmuştur. Bu tartışma Türkiye’nin Soğuk Savaş’ın bitiminden 18 yıl geçmesine rağmen rotasını etkin bir biçimde belirleyememesinden ve 3 Kasım 2002′den sonraki iktidar ve bürokratik altyapı değişikliği neticesinde yol aldığı güzergahtan kaynaklanmaktadır.

Türkiye, 2003′ten itibaren “Ilımlı İslam Modeli Çerçevesinde Büyük Ortadoğu / Genişletilmiş Ortadoğu Bölgesel Güç” adayı olarak dış politikada hareket etmektedir. 1990′ların en favori ve en popüler politikası olan Avrupa Birliği’ne tam üyelik ve “AB’nin Asya’ya Açılan Kapısı” adayı olmaktan ise 17 Aralık 2004 müzakerelerinde gerçekleştirilen adımlarla sapıldığı ortadadır. Türkiye, Ocak 2005 itibariyle AB’nin “imtiyazlı ortak adayı”, “Ortadoğu’nun bölgesel güç adayı”ydı ta ki BOP (ve GOP) sekteye uğrayana kadar. ABD’nin Irak ve Afganistan’da yürüttüğü “serseri devleti durdurma operasyonu” ardından gelen “devlet ve ulus inşaası” çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlanması ve Amerikan Hükümetinin yeni politikalar arayışına girmesi Türkiye’nin “Ortadoğu’da Ağabeylik” rolünü sona erdirmiştir.

Peki günümüzün fotoğrafı nedir? Ortadoğu’da İsrail haricindeki ABD’nin müttefiki olan devletlerin Mısır’ın öncülüğünde örgütlendirildiği görülmektedir. İsrail ile arabuluculuk görüşmelerinde Fransa ve ABD’nin girişimleriyle Mısır aktif bir rol almıştır. Türkiye ise Davos’ta yaptığı “One Minute” çıkışı ve Hamas adlı siyasal topluluğun (hatta terör örgütü olarak da kabul edildiği platformlar bulunmaktadır) lideri Halid Meşal’i meşru hükümet gören bir ülke olarak kalmıştır. Üstelik Barack Obama, İslam Dünyası’na seslenişini de yakın zamanda gerçekleştireceği Mısır ziyaretinde yapacaktır. Türkiye’deki konuşmaları ise görüldüğü gibi yerel ölçeklidir, Türkiye’ye yöneliktir. Türkiye, Brzezinski dahil ABD dış politikasını yönlendiren pek çok uzman tarafından Ilımlı İslam yerine daha çok “çokkültürlü seküler Batı ülkesi” olarak tasvir edilmektedir. Bu modele “Uzak Kanada Modeli” de denilebilir (Kanada’yı araştırdığınızda bir önceki cümledeki kabataslak tasvir ile paralellikleri görebilirsiniz).

Bundan 5-6 yıl evvel biçilen “Ilımlı İslam Modeli” yerine “Uzak Kanada Modeli”nin başarılı olup olmayacağı, Türkiye’yi ne kadar olumlu ve olumsuz etkileyeceği, gelecek senaristleri için de politikacılar için de hatta hukukçular için de düşünce açısından geniş ve bir o kadar öngörüsü çeşitlidir. Bu model bir fantezi olarak kalabileceği gibi hayata da geçebilir. Ancak bir olasılık hesabı olarak göz önünde bulundurulmalıdır. (Bu konunun ayrıntısı ayrı bir yazı konusudur)

Diplomasinin Türkiye’deki iç politika ile günümüzdeki bağına bakıldığında ise; mevcut hükümeti oluşturan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta kabine revizyonuna giderek dışişleri bakanını değiştirmiş ve kendi danışmanı Ahmet Davutoğlu’nu bu makama getirmiştir. Ahmet Davutoğlu, domino teorisi ile tanınan bir dış politika uzmanıdır. Türkiye’ye “Ortadoğu’da Ağabeylik” ve “Ilımlı İslam Modeli”nin biçilmesinde rolü büyüktür. Dış çevrelerce de iyi bilinen ve bir dönem fikirleri destek bulan bir isimdir. Lakin, 2008-2009 Küresel Ekonomik Bunalım’ın etkisiyle dünya “Ortanın Solu”na doğru dümeni kırarken, Davutoğlu dahil merkeze uzak sağ politikacıların kabinede görev alması dikkate şayandır (bkz. Ahu Özyurt’un cnnturk.com’da 4 Mayıs 2009 tarihli yazısı). ABD, Türkiye’yi “kazanma”ya çalışırken Davutoğlu’nun dışişlerinin başına getirilmesi ne anlamdadır bunu zamanla göreceğiz.

İlk değerlendirmeleri burada keserek daha sonra devam edeceğimi belirtmek isterim.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

07 May 09

Her şeyin başı sağlık dediler senelerce, aklımızda kalıplaşmış bir cümle olarak kaldı tabi. Her şeyin başı eğitimdir bence. Türkiye’nin en büyük sorunu eğitimdir. Diğer faktörler eğitimle birlikte çözülebilir.

Eğitim, bilinçli insan, bilinçli toplum yaratır. Başkalarına saygı duymayı bilen, yaptıklarını, düşündüklerini beğenmese bile saygı duyabilen insanlar yetiştirir. Saygı, karşındakinin de insan olduğu bilincini getirir.

Eğitim deyip geçmemek gerekiyor tabi, sadece okul yapmak yetmiyor. Bilinçlendirme kampanyaları yapmak, köy köy, mahalle mahalle gezmek, bölge kültürünü bilmek gerekiyor. O kültürün ihtiyacı olan kampanyalara ağırlık vermek gerekiyor.

Asıl geleceğim nokta nüfus planlaması aslında. Devletin çocuk yapmayı bir şekilde zorlaştırması gerekiyor bence. Gereğinden fazla çocuk her zaman başkalarının haklarını gasp etmektir benim gözümde. Ülke ekonomisine zarar verir. Hastane koridorlarındaki kalabalığın, yeterli okul olmamasının, sınıfların dolu olmasının, işsizliğin artışının bir nedeni ülkedeki hızlı nüfus artışıdır. Ekonomi bunu kaldırabilecek güçte değildir.

Nüfus planlaması yaptıramayız tabi ki, baskıcı olmak bir çözüm değildir. Aileye “yeterli çocuk bilinci”ni de aşılayamıyorsak bence para vererek nüfus artışının bir miktar önüne geçebiliriz.

Çok çocuklu ailelerin maddi durumunun genelde iyi olmamasına bağlı olarak, bu sistem işleyebilir bence. Ailede hiç çocuk yoksa bir miktar para verilebilir. Tek çocuk için verilen bu ücret biraz daha düşürülür. İki çocuk için daha da fazla düşürülür. Üç çocuk için hiç verilmeyebilir. Tabi bu verilen paranın da tatmin edici bir miktar olması lazım, 10 liralık maaş artışları gibi komik bir rakam olmamalı. Bunun yanında, doğum kontrol yöntemlerine de ücretsiz (hatta uygulanan yerleşkeye göre, isimsiz) erişim sağlanması gerekli. Belki bu sayede eğitime verilen önem de artar, zamanla nüfusu sabit kalabilen bir ülke oluruz.

Az çocuğa çok para fikri bir süredir aklımda olan bir düşünceydi, birkaç dakikada incelenebilecek bir konu değil, bir çok açığı, eksiği vardır tabi ki ama düzenlenebilir bence bunlar. Demek istediğimi anlatabilmişimdir umarım.

Etiketler: , , , , , , , , ,

06 May 09

Geçenlerde gezinirken denk geldim, Facebook’taki erkek fotoğraflarını 20 tipte incelemişler, hoşuma gittiği için de bir kısmını elimden geldiğince, biraz yorumlayarak çevirip buraya eklemeye karar verdim. Bir kısmı size ve çevrenize çok tanıdık gelebilir. :)
Orjinali şurada: http://www.2birds1blog.com/2008/04/20-male-poses-of-facebook.html

1. Yüksek kontrast pozu:

2. Sorumluluktaymış gibi pozu:

3. Dostlarımla takılıyorum pozu:

4. Bir fotoğraf için çok fazla eğlence (!) pozu:

5. Sevgilime aşığım pozu:

6. Sevgilim ve ben takımı destekliyoruz pozu:

7. İşte o adam pozu:

8. Alkollü kıro pozu:

9. Biliyor musun bilmem ama spor yaparım pozu:

10. Manyak, eğleceli çocuk pozu:

11. Baba-oğul pozu:

12. Grubumla provadayım pozu:

13. Dönemine göre uygun olmayan pozu:

14. Kendini çeken pozu:

15. Kendini cep telefonuyla çeken pozu:

16. Kazayla çekilmiş süsü veren ama kendi kendini çekmiş pozu:

17. Geleceğin pedofili pozu:

18. Sikeyim seni, siktir git pozu:

19. El işareti atıyor pozu:

20. Gizemli el hareketi pozu:

Etiketler: , , ,