29 mart 2009 yerel seçimleri ve eskişehir torrent nedir? – utorrent
10 Nis 09

Türkiye, bir mahalli seçimi daha geride bıraktı. Mahalli seçimler, halkın yönetime daha geniş çaplı, üstelik kendi yerel çevresi üzerine söz sahibi olması bakımından yerel bazda önemi daha çok olan seçimlerdir. Şüphesiz, bu durum mahalli seçimlerin salt yerel havada geçtiği demokrasilerde geçerlidir. Ülkenin belli başlı seçmen kitlesine sahip partileri, bu seçimi bir tür hükümet referandurumu olarak görmesi sonucunda sert tartışmalar, üslupsuz atışmalar, partilerarası dikey ve yatay geçişler, kömürden beyaz eşyaya kadar sosyal(!) yardımlar, pusula yakmalar, çuval değiştirmeler, bilgisayar sistemlerinin çökmeleri, elektriklerin aniden bina çaplı kesilmesi gibi birçok absürd ama bir o kadar acıklı hadiselerin hayatımızda yer kapladığını gördük, görmekteyiz de.

Sonuçların genel görünümüne de baktığımızda, iktidar partisinin yükseldiği iddia edilen gücünün kent merkezlerinde kırıldığı ve bunun neticesinde belediyelerde ülke çapında %40’lık bir oy oranına gerilediği görülmüştür. Seçmen, referandumda tercihini muhalefetten yana kullanmıştır. Ancak varoşlarda ve kırsalda, muhafazakar-milliyetçi eksenli siyasetin halen üstünlüğünü koruduğu ortadadır. Taşralarda bu eksenin kırılamaması, şüphesiz halkın inancının ve milliyetinin okşamayı aşmasından kaynaklanmaktadır. Ancak bu aşkın okşamanın sonucu, demokrasi dışı yollara sapılmasında ve kent kökenli kültürün azınlıklaştırılmasında görülmektedir. Bu görünüş, kent oyları ile taşra oylarının mahalli seçimlerde birleştiği il genel meclisi sonuçlarında ortadadır, iktidar partisi yurdun dört yanını kendi saflarına almıştır; ancak buna rağmen %38,5’luk bir oy alabilmiştir.

İktidara muhalif görünen partilere baktığımızda ise biri Fransız siyasetindeki lügati kullanacak olursak cumhuriyetçi sağ gibi hareket eden ancak sol olduğunu söyleyen bir parti, biri milliyetçi sağ bir parti, biri etnik milliyetçilikten prim yapan ve sol olduğunu iddia eden bir parti, bir diğeri İslamcı kimliği ile prim toplamaya çalışan bir parti, bir başkası sol görünmeye çalışan ancak belediye başkanları sayesinde yüzde 2’lik bir oyu anca toparlayabilen tabela partisi, bir diğer başkası eskiden kitleleri peşinden sürükleyen merkez sağ hareketi eritip bitirenlerin küllerinden arta kalan bir parti ve son olarak gördüğümüz ise sadece liderinin memleketinde etkinliği yüksek bir partidir. Diğerleri zaten ülke çapında beşyüz bin seçmenin altıda oya sahip küçük çaplı ve etkinliği zayıf diyebileceğimiz partilerdir.

Ne acıdır ki içlerinde bir merkez sağ ve merkez sol diye nitelenebilecek bir parti bulunmamaktadır. Bunda halktan çok temsilcilik yapabilecek ve yönetimin ölçütünü bilen kadroların, aydınların, bireylerin üzerine düşeni yapmamasının payı olduğu açıktır. Halk, çevresinde yer alan seçenekler çerçevesinde hareket etmektedir; işin doğalı da budur. Aksi, yurttaşların illegal yollara sapmasıdır. Önemli olan, demokrasiyi ve siyasal oluşumları hukuk çerçevesinde tutabilmek ve ülkedeki toplumsal barış ve hoşgörü ortamını her ne olursa olsun koruyabilmektir. Bu görev de şüphesiz siyasetçilere, yöneticilere, bürokratlara ve aydınlara düşmektedir.

29 Mart 2009 seçimlerinin genel panoramasını hata payımı da saklı tutarak özetlemiş bulunuyorum.

Bu makro değerlendirmenin üzerine parti bazlı mikro değerlendirmeler için en yakın zamanda bir başka yazıda buluşmak üzere…

Bunları da sevebilirsiniz:

Etiketler: , , , , , ,

Yorum yaz

Aşağıdaki formu doldurarak misafir olarak da yorum yazabilirsiniz fakat üye olmanızı tavsiye ediyoruz.

Misafirler için yorum yazma paneli: