27 Nis 09

Bu yazıda hem Scroll Search Engines isimli eklentiyi tanıtacağım hem de Firefox’un arama kriterlerinin birkaçını değiştirmeyi anlatacağım.

Bahsettiğim kriterler Firefox’un arama kutucuğundan yapılan aramaların farklı bir sekmede açılması ve adres çubuğuna yazılan kelimelerin google.com yerine google.com.tr üzerinden yapılması.

Öncelikle Scroll Search Engines‘ten bahsedeyim. Bu eklenti, sağ üstteki arama kutucuğundan seçilecek sitenin sadece logo yanındaki oka tıklayarak değil de, mouse’un tekerleğini kullanarak değiştirilmesine yarıyor. Bu da büyük bir kullanım rahatlığı sağlıyor.

Arama kutucuğundan yapılan aramaların farklı bir sekmede yapılması için, tarayıcımızın adres satırına about:config yazıyoruz ve Firefox ayar sayfasına giriyoruz. Sayfanın üstündeki arama kısmına search yazıyoruz, karşımızaa gelen seçeneklerden browser.search.openintab kısmına çift tıklıyoruz. Artık bu kısımdan yapılacak aramalar farklı bir sekme üzerinde açılacak.

Adres çubuğundan yapılan aramaların da google.com yerine google.com.tr üzerinden yapılması için, ayar penceresine google yazıyoruz. Karşımıza çıkan seçeneklerden keyword.URL‘yi buluyoruz, çift tıklıyoruz ve oradaki adrese .com kısmından sonra .tr ekliyoruz. Bu arada adresin bir kısmına hasar vermediğimizden emin olmamız gerekiyor.

Beğendiğiniz bir siteyi, arama kutucuğuna eklemek istiyorsanız ve o site buna imkan tanımıyorsa http://mycroft.mozdev.org/ adresinden istediğiniz siteyi aratıp ekleyebilirsiniz. Bu kadar arama konulu yazıdan sonra bunu da eklemeden geçmek istemedim.

Etiketler: , ,

21 Nis 09

belki çoğunuz biliyorsunuzdur gom player’ı. bu yazıda hem gom player’ı biraz tanıtacağım hem de birkaç önemli kısayol tuşunu söyleyeceğim.

aslında artık birçok program her video ve ses dosyasını açabiliyor fakat gom player bence çok kullanışlı. bunun nedenlerinden birisi rahat kullanılabilen kısayol tuşlarına sahip olması, diğeriyse yükledikten sonra ayarlarını çok kurcalamak gerekmemesi. ayrıca hızlı ve küçük.

ben gom player’ı genelde video için kullanıyorum, ses dosyaları için winamp kullanıyorum. gom player, codec yükleme derdinden bizi kurtarsa da, zaman zaman k-lite mega codec pack’e muhtaç bırakabiliyor. bu yüzden onu da yüklemekte yarar var.

gom player’ı kurduktan sonra karşınıza gelen pencereden, bilgisayarınıza uygun ayarları yapıyorsunuz. sonra o güzel turuncu arayüzlü program çıkıyor karşınıza. ana ekranda sağ tık > preferences > playback > time jump menüsünden hangi tuşlarla kaç saniye ileri/geri alabileceğinizi belirleyebiliyorsunuz. preferences kısmını çok az kurcaladığınızda bir çok ayarı bulabilirsiniz.

gom player’ın bazı temel kısayolları:
sağ ok ve sol ok tuşları, oynatılan dosyayı daha önceden belirlediğiniz miktarda ileri veya geri almaya yarar.
enter tuşu, küçük (orjinal) ekrandaki videoyu tam ekran yapmaya veya tam ekrandaki videoyu küçük (orjinal) ekran moduna getirmeye yarar.
space tuşu, oynatılan videoyu duraklatıp (pause) yeniden devam ettirmeye yarar.
nokta tuşu, her basıldığında altyazıyı 0.5 saniye öncesine alır.
virgül tuşu, her basıldığında altyazıyı 0.5 saniye sonraya alır.
< > tuşu, her basıldığında sesi 0.1 saniye öncesine alır.
sol shift + < > tuş kombinasyonu, her basıldığında sesi 0.1 saniye sonrasına alır.
esc tuşu, tam ekrandaki görüntüyü orjinal ekrana küçültür, orjinal ekrandaki görüntüyü de duraklatarak simge durumuna küçültür.
aşağı ok ve yukarı ok tuşları, sesi açar veya kısar.
mouse’un tekerleği de sesi açıp kısar.

benim en sık kullandığım tuşlar bunlar. bunların dışında kendiniz de tuş ekleyebilirsiniz.

iyi seyirler, iyi eğlenceler.

Etiketler: , , , , , , ,

20 Nis 09

yıllardır birlikte yaşanamamış bu ülkede. “yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” sözünün sahibi vatandaşlıktan çıkarılmış zaten. hala da bitmemiş kendinden olmayanı dışlama, soyutlama, öldürme isteği.

kürt dediniz dışladınız, öldürmek istediniz bütün kürtleri.
bunlar rum dediniz, katlettiniz 6-7 eylül’de.
ermeni olduğu için, yazdıklarını okumadan öldürdünüz 19 ocak’ta.
mini etek giyiyor dediniz öldürdünüz. öpüşüyorlardı dediniz öldürdünüz.
uzun saçı var, küpe takıyor dediniz öğretim görevlinizi dövdünüz.
sağ sol çatışmalarına girdiniz yıllarca.
oruç tutmayan adamı dışladınız, ramazan ayı’nda içki içiyor diye öldürdünüz.
içki içiyor diye öldürdünüz.
bunlar bizden değil dediniz, inanmıyorlar dediniz, sivas’ta ülkenin aydınlarını yaktınız.
aynı tanrıya farklı şekillerde inandınız, malatya’da yayınevi basıp hristiyan oldukları için öldürdünüz insanları.
aynı dine inandınız, bu sefer de alevi diye karınlarını kestiniz hamile kadınların, öldürdünüz onları maraş’ta.

sizden olmayanı yaşatmamak için and içtiniz resmen. yaşam haklarını onlardan alarak utanç listenize bir yenisini daha eklediniz, bunun farkına varamıyorsunuz ama bir türlü. devletin de desteğini alıyorsunuz maalesef. yıllar önce de aldınız, hala da almaya devam ediyorsunuz. size koyun dendiğinde de kızıyorsunuz sonra.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

10 Nis 09

torrent, peer to peer (p2p) diye bilinen sistemin bir parçasıdır. p2p, dosyaları internette bir siteden indirmek yerine başka kullanıcıların bilgisayarından dosya çekmek için kullanılan sistemdir.

eskiden napster, imesh, kazaa, ares, bearshare, limewire gibi programlar çok yaygındı. şu anda bunlar yine kullanılıyor olsa da emule, torrent ve dc++ lider p2p sistemleridir. napster, imesh… gibi programlarla genellikle dosyaları program üzerinden aratıp, karşımıza çıkan listeden en uygun bulduğumuz dosyayı indiriyorduk. fakat torrent ile siteler üzerinden istediğimiz dosyaya ait küçük ipucu dosyasını buluyoruz ve bir torrent programı ile açıyoruz. bu ipucu dosyası, torrent programına, hangi dosyaların hangi kişilerden indirileceğini söylüyor da diyebiliriz.

ben torrent programı olarak utorrent kullanıyorum ve tavsiye ediyorum. utorrent’i açtıktan sonra birkaç küçük ayar yapılırsa iyi olur. bu ayarlar şöyle:
options > preferences > directories menüsünden indirilmesi henüz tamamlanmamış ve indirilmiş dosyaların bilgisayarda nereye kaydedileceği seçilir.
options > preferences > connection menüsünden port ayarlanır. (”rastgele port” tıklanarak seçim yapılırsa daha iyi olur) (portun ne olduğunu birazdan anlatacağım.)
options > preferences > bandwidth menüsünden maximum upload (başka kullanıcılara gönderme) hızı, download yapılmazken max upload hızı, max download (indirme) hızı, max bağlanma sayısı, torrent başına max parça yükleyen sayısı, torrent başına kaç upload slotu olacağı ayarlanır. ben 1mbit bağlantı ile 35 upload ve 115 download kullanıyorum, tabi cfosspeed adlı programı da kullanmayı ihmal etmiyorum. max bağlantı sayıları ise modem performansına göre de değişebilir, sırasıyla 500, 350 ve 5 olarak kullanıyorum.
options > preferences > bittorrent menüsünden dht‘yi kapatabiliriz. dht’yi kapatmak için “enable dht network, enable dht for new torrents, enable local peer discovery, enable peer exchange” kısımlarındaki işaretler kaldırılmalıdır. (ne olduğunu birazdan anlatacağım.)

options > preferences > speed guide menüsündeki “test if port is forwarded properly”ye tıklayarak daha önceden işaretlediğimiz port açık mı değil mi kontrol edebiliriz. port için basitçe başkalarının bilgisayarlarıyla kendi bilgisayarımız arasında açılan bir kapı diyebiliriz. port açıksa sorun yok, port kapalıysa açmamız gerekiyor, açalım ki başkalarıyla rahatça dosya transferi yapabilelim. port açmak başlı başına bir konu olduğu için, zaman zaman işkence halini aldığı için ve her modemde farklı şekilde yapıldığı için bu yazıda incelemeyeceğim. google’dan kendi modeminize ait port açma işleminin nasıl yapıldığını bulabilirsiniz. anahtar kelimeleriniz “port açma”, “port yönlendirme” ve “port forwarding” olmalı.

yazının başında bahsettiğim ipucu dosyaları için çeşitli siteler mevcut. bu sitelerin bazıları herkese açıktır, bazılarıysa sadece üyelik kabul eder ve kaliteli sitelere üye olmak ve üye olduktan sonra atılmamak zordur. herkese açık sitelerin en büyükleri mininova, thepiratebay ve isohunt’tır denilebilir. demonoid’deki bazı dosyalar dışarıya da açıktır fakat üyelere özel dosyalar da vardır. üyelik kabul eden bazı sitelere örnek olarak torrentleech, zamunda, arena-bg, arena-tr örnek verilebilir. her sitenin üyelik koşulu vardır ve farklıdır. arena-tr’yi örnek verirsek, genel ratio’yu 0.7′nin üzerinde tutmak gereklidir. bunun amacı sadece indirmek değil, paylaşımı artırmaktır.

ratio, upload/download oranıdır. mesela 5 gb download yaptıysanız ve 10 gb upload yaptıysanız ratio’nuz 10/5=2′dir.

dht kısmında anlattığım ayarlar genel olarak, indirdiğiniz dosyaları, kullandığınız tracker dışındaki kişilere de göndermeye yarar. üyelik gerektiren bir tracker kullanılıyorsa dht’yi kapatmak gereklidir. herkese açık bir tracker ise dht’yi kapatmaya gerek yoktur. (tracker, ipucu dosyasının kayıtlı olduğu ve bu dosyaya komutlar veren sitedir.)

program incelemesi dedik ama bu daha çok torrent sistemi incelemesi. torrent ilk anda çok karışık gelen bir sistemdir fakat aslında çok basittir. bir sorunuz olursa aşağıdaki yorum bölümünden sorabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , ,

10 Nis 09

Türkiye, bir mahalli seçimi daha geride bıraktı. Mahalli seçimler, halkın yönetime daha geniş çaplı, üstelik kendi yerel çevresi üzerine söz sahibi olması bakımından yerel bazda önemi daha çok olan seçimlerdir. Şüphesiz, bu durum mahalli seçimlerin salt yerel havada geçtiği demokrasilerde geçerlidir. Ülkenin belli başlı seçmen kitlesine sahip partileri, bu seçimi bir tür hükümet referandurumu olarak görmesi sonucunda sert tartışmalar, üslupsuz atışmalar, partilerarası dikey ve yatay geçişler, kömürden beyaz eşyaya kadar sosyal(!) yardımlar, pusula yakmalar, çuval değiştirmeler, bilgisayar sistemlerinin çökmeleri, elektriklerin aniden bina çaplı kesilmesi gibi birçok absürd ama bir o kadar acıklı hadiselerin hayatımızda yer kapladığını gördük, görmekteyiz de.

Sonuçların genel görünümüne de baktığımızda, iktidar partisinin yükseldiği iddia edilen gücünün kent merkezlerinde kırıldığı ve bunun neticesinde belediyelerde ülke çapında %40’lık bir oy oranına gerilediği görülmüştür. Seçmen, referandumda tercihini muhalefetten yana kullanmıştır. Ancak varoşlarda ve kırsalda, muhafazakar-milliyetçi eksenli siyasetin halen üstünlüğünü koruduğu ortadadır. Taşralarda bu eksenin kırılamaması, şüphesiz halkın inancının ve milliyetinin okşamayı aşmasından kaynaklanmaktadır. Ancak bu aşkın okşamanın sonucu, demokrasi dışı yollara sapılmasında ve kent kökenli kültürün azınlıklaştırılmasında görülmektedir. Bu görünüş, kent oyları ile taşra oylarının mahalli seçimlerde birleştiği il genel meclisi sonuçlarında ortadadır, iktidar partisi yurdun dört yanını kendi saflarına almıştır; ancak buna rağmen %38,5’luk bir oy alabilmiştir.

İktidara muhalif görünen partilere baktığımızda ise biri Fransız siyasetindeki lügati kullanacak olursak cumhuriyetçi sağ gibi hareket eden ancak sol olduğunu söyleyen bir parti, biri milliyetçi sağ bir parti, biri etnik milliyetçilikten prim yapan ve sol olduğunu iddia eden bir parti, bir diğeri İslamcı kimliği ile prim toplamaya çalışan bir parti, bir başkası sol görünmeye çalışan ancak belediye başkanları sayesinde yüzde 2’lik bir oyu anca toparlayabilen tabela partisi, bir diğer başkası eskiden kitleleri peşinden sürükleyen merkez sağ hareketi eritip bitirenlerin küllerinden arta kalan bir parti ve son olarak gördüğümüz ise sadece liderinin memleketinde etkinliği yüksek bir partidir. Diğerleri zaten ülke çapında beşyüz bin seçmenin altıda oya sahip küçük çaplı ve etkinliği zayıf diyebileceğimiz partilerdir.

Ne acıdır ki içlerinde bir merkez sağ ve merkez sol diye nitelenebilecek bir parti bulunmamaktadır. Bunda halktan çok temsilcilik yapabilecek ve yönetimin ölçütünü bilen kadroların, aydınların, bireylerin üzerine düşeni yapmamasının payı olduğu açıktır. Halk, çevresinde yer alan seçenekler çerçevesinde hareket etmektedir; işin doğalı da budur. Aksi, yurttaşların illegal yollara sapmasıdır. Önemli olan, demokrasiyi ve siyasal oluşumları hukuk çerçevesinde tutabilmek ve ülkedeki toplumsal barış ve hoşgörü ortamını her ne olursa olsun koruyabilmektir. Bu görev de şüphesiz siyasetçilere, yöneticilere, bürokratlara ve aydınlara düşmektedir.

29 Mart 2009 seçimlerinin genel panoramasını hata payımı da saklı tutarak özetlemiş bulunuyorum.

Bu makro değerlendirmenin üzerine parti bazlı mikro değerlendirmeler için en yakın zamanda bir başka yazıda buluşmak üzere…

Etiketler: , , , , , ,