ekran görüntüsünü kaydetmek – snagit “KoyuLaciSiyahaYakın” (Dünyevi… – II)
28 Şub 09

Okula gidip gelmek için günde 6 araç değiştiren bir öğrenci olarak bayılıyorum toplu taşıma araçlarına yetişmek için gösterilen çabaya. Günlük maceram sabah otobüse binip Kadıköy”e gitmekle başlıyor. Eğer durakta yaşlı bir insan varsa bekleyenler onu potansiyel boş-yer-varsa-oturacak yolcu olarak görüyor ve ona o boş koltuğu yar etmemek için tam otobüsün duracağı yerde bekliyor. Otobüs geldiğinde hemen ilk o akıllı şahıs biniyor ve yüzünde bir zafer edasıyla boş olan tek koltuğa oturup ellerini önünde kavuşturuyor. Bu esnada yaşlı insanımıza yer veren hayırsever gencimiz de bu boş koltuğu kapan, tercihen 40 yaşlarındaki bayana kötü kötü bakmaktan geri kalmıyor. Otobüsten indiğimde vapur macerası başlıyor ki o esnadaki anılarımı yazsam zaten bir kitap olur. Bir kere bizim insanımızın kesinlikle iskeleye girildiğinde tam karşıda yazan kalkma saatine bakma gibi bir huyu yok. Vapurun gelmesine 15 dakika bile olsa o iskeleye mutlaka ama mutlaka koşarak giriyorlar. Sürme iskele ise bizim için çok gereksiz bir şey çünkü kimse bacağını uzatıp atlamak varken iskelenin üzerinden rahatça geçmek istemiyor. Biz millet olarak atletik davranmayı seviyoruz ve sürme iskele tam yanımızda bile olsa aşağı düşmeyi göze alarak bacaklarımızı kocaman açıp direk vapura atlıyoruz. Otobüs olayındaki zafer edası ve iskeleden geçenlere ”Ahaha enayi ben senden daha çabuk geçtim” manalı bakış burda da ortaya çıkıyor. Vapura bindiğimde en çok güldüğüm şeyse ortalama 25 dakika süren yolculuğun ilk 15 dakikası bittikten sonra herkesin sanki vapur 2 dakika sonra yanaşacakmış gibi ayağa kalkıp hazırolda beklemesi. Bu acelenin sebebini kesinlikle çözemiyorum. Hayır vapur yanaşırken ayağa kalksak indirmeyecekler mi vapurdan? Ve inerkenki izdiham.. En çabuk inenle en yavaş inen arasında en fazla 1 dakika olan bir vapur boşaltma anında bu kadar acelenin anlamı ne ki? Çok küçükken bir kitap okumuştum içinde zaman bankası mı ne öyle bir şey konu alınıyordu, ne zaman bu acelesi olan ve koşturan insanları görsem o kitap gelir aklıma, neyse. Tramvay konusuna hiç girmicem, çünkü iki dakika sonra bomboş geleceği bilinen bir tramvay yerine üzerinde bin kişiyle beraber gideceğin bir tramvaya binmenin mantığını hala çözebilmiş değilim.

Bunları da sevebilirsiniz:

Etiketler: , , , , , , , , ,

Yorum yaz

Aşağıdaki formu doldurarak misafir olarak da yorum yazabilirsiniz fakat üye olmanızı tavsiye ediyoruz.

Misafirler için yorum yazma paneli: