10 Eyl 08

Bugünlerde hangi haber kaynağına baksam yeni bir soğuk savaştan, kamplaşan devletlerin arasına çekilmeye başlanan duvarlardan bahsediyor. Bir an düşündüm, sadece devletler mi şu birbirini yiyenlerin dünyasında duvarlar çeken? İnsanlar da aralarına duvarlar koymuyor muydu?

Bugün bir alışveriş merkezinde karşılaştığım arkadaşımla da ne tesadüftür bu engeller, duvarlar meselesine geldik konudan konuya atlarken. Elitler lümpenlere, büyükler küçüklere, erkekler kadınlara ve çocuklara,… bu liste uzayıp gidiyor. Ne meraklıyız birbirimize engeller koymaya? :S

Engeller, duvarlar hayatımızın hep önemli yerini kaplamıştır. En azından psikolojik olarak büyük yer tutmuşlardır. Yok bekaret korkusu, yok eve geç gelme korkusu, yok bilmemne korkusu. Korku babam korku. Hepsini toplasak incir çekirdeğini doldurmaz ortalama 70 yıllık hayatta. Psikolojik etkilerini kattığımızda ise yorganın tümünü kaplayan bir pire ile (devleşmiş pire mi desem) karşılaşırız.

Bu engeller yüzünden neler başımıza gelmez ki? En başta hevesimiz ve şevkimiz kursağımızda kalır, kırılırız. Sonra dünyaya bakış açımızda küçük ama etkili bir yön değişikliği olur. Bununla birlikte bu engele biraz sabır biraz zaman tanıdığımız takdirde ve azmettiğimizde yıkıldığını da görebiliriz.

Gece gece nereden çıkardım bilmiyorum ama fonda da Livaneli’nden “Duvarlar” şarkısı çalınca engeller üzerine kısa bir yazı yazmak geldi uzun zamandır ziyaret etmediğim 51 promil’e. :)

Selamlar sevgiler saygılar=)))

Etiketler: , , ,