30 Tem 08

Gaziyim

Saat 10:52'de Koren tarafından yazılmış

Özet geçiyorum

3 gündür heyecandan kafayı yedirten rüyalar , uykusuz geçen geceler sonunda o gün geldi ve çattı . Dünden ütülenen ”Ride the Lightning ” tişörtü giyilir , tuvalette 1.5 saat boyunca içini dökme çabaları verilir , kahvaltının yanında enerji içeceği içilirdi .Nelere kadirdin sen Metallica ? sen bir gruptan ötesin biliyormusun hocam ?

Sabah 6 gibi evden çıkıp doğru alana gittim , önceki geceden gelen gençler içkinin azizliğinden olucakki  iyi bir sidik kokusu yaymışlar ortaya sağolsunlar.İnceleyim biraz kapıları dedim serhana muhabirlik yapıcaktım daha , çoğu kapı girişlerini incelerken eski kız arkadaşlarımdan tut komşularının çocuklarına kadar herkesi gördüm .. Nelere kadirsin sen Metallica ? selamlaştım hepsiyle tek tek , hepsinde böyle muzaffer havası vardı ” içerim abi ben acımam ” havasında . Komikti gerçekten

Onur’ları beklemek için gs store’un önüne çöktüm , ayriyetten de deli gibi gelen tipleri inceliyorum . 2 tane türbanlı gördüm o arada , ne garipti yahu . Sabahtan gelmişler bide

( sanırım saat 9 ‘a geliyordu bu arada )  Onur’ları gördüm ufuktan hemen yanlarına gidip şöyle bir tanıştım diğer elemanlarla , hepsi cana yakın çok iyi insanlardı . Tanışma faslı bittikten sonra kapılar önünde kuyruğa eklendik , burada başladı aslında macera .

O sıralarda bile hatırı sayılır bir kalabalık beklemekteydi sırada . Yine beklenildiği gibi çok saçma bir şey oldu ve görevliler kuyruğun dışardan başlaması gerektiğini söyleyerek sırayı dağıttılar ( 4 gün önceden bile gelenler vardı içlerinde ) Lakin sinirler gerildi iyice  , çıkmayanlar oldu sıradan , burada insanlar iki gruba ayrıldı : Kapı önünde beklemeye devam edenler ve dışarıda tekrar sıra oluşturanlar. Biz biraz aptallık edip dışarıdaki sıraya katıldık

Sıra iyice uzamaya başlamıştı , kendini iyice gösteren güneşle birliktede kapılar açıldı ve içerideki grupla tekrardan birleşti sıra , lakin buna birleşmek mi yoksa hayvanlaşmak mı denir bilinmez. 4 saatimi buradaki curcunada harcayağımı hiç bir zaman tahmin edemezdim , ama öylede oldu ve su savaşlarına , görevlilerin bir seyirciyi deli gibi dövmesine , hiç tanımadığım bir kızın beline sarılıp tanışmam gibi şeyler de yaşandı bu anlarda . İçimden geçiriyorum ” Hele adam gibi de bir konser izleyemezsem , öfkemi neyden çıkaracağım ” …

Onur’un da böyle düşündüğüne eminim , .Hatta bir ara kolum 2 kişinin arasında kaldı , kan gitmedi ölücem zannettim .

Neyse uzunca bir çabadan sonra girildi alana , sahne tam da beklediğim şekildeydi tatmin olmuştum yeterince.Sahada Yiyecek ve içecek konusunda tıkındık biraz , alt gruplara gelince The Sword gerçekten iyi çaldı hatta en iyi alt gruptu o gün kanımca , Pentagram’la pek ilgilenmedim , Down’ın sahne şovu iyidi ama parçaları hoşuma gitmedi .

Biz bu arada onurla ses sistemini daha iyi algılayabilmek için  biraz gerilere ve orta taraflara doğru çekildik , iyi ki de yapmışız böyle bir şeyi konser rezil olmaktan kurtuldu nitekim .

Down sonrası meksika dalgaları ve ” ooo metalika oley ” tezahüratlarını hayatımın hiç bir evresinde unutamayacağım , bir seyirci bu kadar mı ateşli olabilir ? kesinlikle hayır , ah biz şu çılgınlar

Ve geri sayıl başlamıştı , yeşih sahalarda görmek istediğim hareketleri görmek istiyorduk . Hadi ulen hadi çıkın artık .Heyecandan kalpler çıkacaktı yerlerinden , yok böyle bir an , olmaz böyle bir an . Ve the ecstasy of gold’un o muhteşem armonisiyle . Ben o gün herşeyi unuttum , aklımda ne Türkiye’nin sorunları , ne de 1 hafta önce biten ilişki kaldı kafamda . Beni o hayal dünyasına tekrardan döndürdü bu armoni , ve an geldi

 

Creeping Death, Ride The lightning , For Whom The bells tools gibi nidalara geçildi . Ses çoktan travestiye dönmüştü bile , boyun kopma noktasına geldi , beden ” allah belanı versin ebemi … ” inlemeleri başlamıştı , aldırılmadı lakin .Kafaları kes ırza geç modunda konserin her şarkısında ayrı bir eğlendim. James her zamanki gibi grupta maestro rolündeydi , süperdi . Kirk bedenin oldukça yaşlandığı halde , sololarıyla tekrar öldürüp diriltti bizi alçak . Lars ; ibneliğini tekrardan gösterdi sağolsun : Istaaanbuolll gibi yavşakça bir söyleniş görmedim ben . Rob da bir ara ” Istambol sol mol gibi bir şeyler ” dedi . Hiç bişi anlamadım açıkçası ama James in bize secde eylemesi yetti ve arttı .  ( Konserle ilgili pek ayrıntıya girmiyorum , çünkü yazılarla anlatılamayacağını adım gibi biliyorum)

Çıkış oldukça kolay geçti bizim açımızdan hemen aralardan sıvışıverdik , ama onda telefonuma gelen güngören patlaması haberi tekrardan Türkiye gerçeğine döndürmekle kalmadı . Herkesin üzerinden keyfi , neşeyi kaçırdı . Kısadan hisse bütün duyguların yaşandığı bir gündü .

 

Ve evet Metallica gazi edip , yolladı evlerimize bizleri

 

 

Etiketler: , , , ,

30 Tem 08

Bu adam

Saat 2:02'de Hosota tarafından yazılmış

Ben bir gün birisiyle tanıştım. Çoğu kişi severdi onu ben de sevdim. Sonra beni bir arkadaşıyla tanıştırdı. Adı Hüseyin’di ama daha karizmatik olduğu için Tolga’yı kullanırdı. Tolga onun 8-9 yıllık arkadaşıydı. Bu arada onun adı Mahmut idi. Uzun zaman sonra Mahmut başka bir şehire gittiği zaman Hüseyin bana onun yalancı olduğunu herşeyinin uydurma olduğunu.. Buluştuğumuz zaman “Saat 8 e kadar zamanım var” diyip 6′dan önce evde olmak için otobüs durağına koştuğunu, eğer 6′yı bir dakika bile geçse babasının onu sopayla dövdüğünü söyledi. Kendisini hep ezdiğini, bir gün Mahmut bir arkadaşıyla beraber okul çıkışında giderken onları peşlediğini, arkadaşını döverken Mahmut’un gittiğini görüp takip ettiğinde ise çimlerde ağladığını gördüğünü anlattı. “İnanmıyorsan Mahmut’a sor. Bakalım yalan diyebilcek mi” bunları Mahmut’a sorduğumda ise gülmekten karnına ağrılar girdiğini söyledi.. Ardından Hüseyin bunları Mahmut’a söylediğim için benimle kavga etmek istedi. Yeri ve zamanı söyledi.. Ama söylediği yer o kadar büyüktü ki belli bir noktasını söylemezse iki saat bile geçse onu bulamazdım. Gelmeyeceği daha başından belliydi.

Akşama msnde bana “Neden gelmedin lan göt” dedi. İşte Bu adam böyle bir adamdı..

Etiketler: , ,

30 Tem 08

Döndüm dolaştım, benliğimi burda buldum. An itibariyle ilk entry (entry diyorum gaza geliyorum)mi girmekteyim. Şimdi soruyosunuzdur “Be yarram ilk yazın niye metalika?” diye. Şş, Metallica ilklerin grubudur öyle demeyin, özellikle Ali Samiyen’deyse, adamın götünden kan alırlar valla. Ulan normalde Türkçeye dikkat ederim, burda hiç sallamıyorum ne gelirse yazıyorum, daha rahatmış, boşuna kasmışız yıllarca. Böyle yıllarca diyince de karizmatik olunuyo’ ha. Görmüş geçirmiş gibi, geçirmiş, geçirilmiş gibi. Böyle de kelime oyunu yaparım. Neyse asıl mevzuya geleyim. Başlıktan anlaşılacağı üzere Metalikaya gittim, bunu sokakta bağıra bağıra söyleyebilirim görgüsüz gibi. Zaten bilekliği falan çıkarmadım, geziyorum hala öyle, millet bakıyo böyle dikkatli dikkatli, gaza geliyorum götüm kalkıyor. Giriş ızdırap gibiydi, Serhan efendi (saygılar :P) bizim işkence çektiğimiz dakikalarda oturup gazete okuyordu eminim bundan. :P Neyse ki girdik, öyle bi girdik ki o derece, bi’ daha çıkasımız gelmedi. Hayatımı değiştiren, tanıdığım ilk Metal grubunu canlı canlı gördükten sonra, hiç bir konserden zevk alabileceğimi sanmıyorum. Ulan bak ne yazayım onu da bilmiyorum, tıkandım kaldım, normalde çatır çatır yazan bi insanım. Bunları kimsenin okumayacağını bildiğim için bu kadar rahatım, kimsenin okumayacağını bilmeme rağmen neden yazıyorum? Onu bilmiyorum işte, eğer mantıklı bi sebep bulursam yazıcam. Valla bak. Şimdi bi’ de bitirmek lazım bu yazıyı, gerçi ne uğraşıcam bitirmek falan, zaten okumuyodu kimse dimi? He valla. Diğer saçma sapan yazılarımda buluşmak üzere (yazar burada kime sesleniyor?) selametle…

Etiketler: , , , ,