04 Nis 08

öyle valla
dün gece bi oyun atim dedim
sonra derse otuyrurum
lan bi kötü yenildik ki
gaza geldim
dedim tamam bi oyun daha
bu sefer yeneriz
artk
yatarım
ya da çalışırım ben de
onda da yenildik mi a.q
canım bi sıkıldı
sonra oturdum bi saat ders çalıştım 3te yattım

sonra uyandım sabah yeniden uyudum uyandım yeniden uyudum
dedim sonra kalkayım ders bakayım biraz da lazım tabi
çalıştım falan
okula gitmek lazım sınav için bir de
çıktım gittim okula
sonra takvime bakayım da ne göreyim
meğer sınav yarınmış…

Etiketler: , , ,

03 Nis 08

yaşanılan bölgeye göre bu söz değişiklik göstermiştir belki. üniversiteye kapağı at gerisi kolay, gerisi elbet gelir, nasolsa biter tarzında sözlerdi bunlar hep. ana tema aynıydı tabi, üniversiteye girdikten sonra nasıl olsa okulun bir gün biteceği, önemli olanın öss’yi kazanmak olduğu teması vardı hep. kimileri hiç duymamıştır belki ama benim çok kez duyduğum bir cümleydi bu.
öss yılımdı bundan 3 yıl önce, 2005 öss’ye girdim. girerken de, çıktığımda da kaç puan gelirse gelsin tercih yapacağımı belirtiyordum. bunun en temel 2 nedeni 2006 öss’de sistemin değişecek olması ve fazladan 1 yıl daha öss derdi çekmek istememdi. lgs’de de (oks oldu şimdi), öss’de de doğru dürüst çalışmadım, ara ara ufak çaplı sorular çözdüm, gerisi dershane mershane. sınavlar için de hiç stres yapmadım ama beni en çok yiyip bitiren nokta üzerimdeki ders çalış baskısı ve kısıtlamalardı. e çalışmayan ve puanları çok iyi olan bir öğrenci olmadığım için de bunlara katlanmak zorundaydım ve sıkılıyordum elbette. neyse bu paragraf fazladan bilgi oldu sadece, konumuzla pek ilgisi yok.
aileler bir şekilde baskı kurmuşlardır elbette öss yıllarında çocuklarına. bunlar bir çok nedenden olabilir elbette; çocuğun iyiliği için, çevrede daha fazla prestij sahibi olmak için, daha fazla dershane parası ödememek için…vs. bu kurulan baskıların dışında bir de çocuğu motive etme amaçlı söylenen sözler de vardır. bu motive etme sözleri herkeste farklılık gösterir elbette. mesela bana öss’den sonra rahatsın, şurda bikaç ay düzgünce çalış, sonra zaten istediğin kadar gez toz eğlen, istediğin kadar televizyon izle, bilgisayar başında otur şeklinde oluyordu. üniversiteye girdikten sonra sanki kırk yılın başı ders çalışılacak, geri kalan zamanda sürekli gezilip eğlenilecek, istediğim herşey yapılacak diye lanse ediliyordu.
aylar geçti öss geçti, üniversiteye girildi. belki hazırlıkta doğru düzgün kitap yüzü açılmadı, gezildi eğlenildi. fakat 1. sınıftan sonrası böyle değildi elbette. kolay bir sınıftı aslında 1. sınıf ama hala o gezme psikolojisinden çıkılamadığı için sınav zamanları çok da iyi geçmedi, yaz okuluna kalındı, bir şeyler oldu bitti, yaz okulunda alınan dersler geçildi ve “demek ki dönem içinde olmasa da yaz okulu da olsa bir şekilde ayarlanabiliyormuş” psikolojisi öne çıkmaya başladı. daha sonra 2. sınıf geldi, genel olarak aslında o da kolay bir sınıf olmasına rağmen yine gezme psikolojisinden çıkılamadığı için ve dersler biraz daha zorlaştığı için ortalama biraz daha düştü. 2. sınıfın 1. dönemi de bir şekilde sona erdi tabiki. bu sona eriş kısmında biraz uyanmaya başladım tabi, demek dönem içinde dersler çok da kötü olursa yaz okulunda kurtarmak o kadar da kolay olmayabilir, yol yakınken toparlayayım ben 2. dönem bir kısmını dedim. şimdilik çok da bir toparlama durumu olmasa da en azından daha fazla bilinçlendiğimi düşünüyorum. zamanla daha da fazla olabilir tabi bu.
üstteki paragrafta anlattığım, gezme psikolojisinin asıl nedeni “üniversiteye kapağı at gerisi kolay zaten, girersen nasolsa bitirirsin” düşüncesidir. aylarca bunu işittim ben, bu söz yüzünden hazırlık dahil 2,5 yıl boyunca nasolsa biter ya düşüncesiyle doğru düzgün kitap açmadım, gezdim tozdum hep. şimdi yavaş yavaş böyle olmadığını, asıl sorunun öss’den sonra başladığını keşfettim. (ve işin kötü yanı bundan sonraki 2 yıl boyunca asıl okkalı dersleri görecek olduğumu ve henüz aslında çıtır çerez gördüğümün de farkındayım) elbette daha rahatım, gezip tozuyorum eğleniyorum ama bunun yanında oturup bilinçli bir şekilde ders de çalışmam gerekiyor bunun daha yeni yeni farkına varıyorum ben. bunun da etkisinin “üniversiteye kapağı at gerisi kolay” düşüncesi etkisiyle öss’yi hayatın anlamı, herşeyin sonu ve başlangıcı tarzında lanse etmek olduğunu düşünüyorum.
tabi bu dediklerim kendi okuduğum bölüm için geçerli. kimi bölümler için bu daha zordur, kimisi ise yata yata geçer derslerini.
biraz dağınık anlattım ama kusuruma bakmayın lütfen.

Etiketler: , ,