18 Eki 07

Sarılmayı istemek;

Aniden tüm vücudunuzu “sarıveren” bir fırtınanın, delice bir isteğin ta kendisi… herhangi bir $ekilde dokunmak, öpmek, bakmak veya el ele tutuşmayı istemek değil bu; bir an için de olsa sarılmak istemek.

Bugün, odamda oturup düşünürken bana aniden olan şey yani… Kimdi, neydi, önemi yok. bir an için gerçekten yanımda olmasına ihtiyaç duyduğum bir kişi için hissettim o tarifsiz duyguyu. Tam da ömrümün karakı$ının ortasındayken, bir anda bahar doğmu$tu sanki. eğer o olsaydı, eminim kı$Lar yaza dönerdi… buruk bir gülümseme yerleşti bir anda dudaklarıma.. hayat devam ediyor herşeye rağmen.

hayatla birlikte, aşk da devam ediyor ona rağmen…

sonradan düşündüm de, hayatta olabilecek en basit şeyler aslında benim için en imkansız şeylermiş. örnek mi? sarılmak işte.. bir anda aklıma geliveren, bütün düşüncelerime hakim olan, olsaydı ne güzel olurdu hayat dedirten o his… Tam da acıLara alışmışken, sarıLamamanın acısı da yüreğime çöreklenmişken, “sarılabilsem ne güzel olurdu“nun umuduyla mutlu olmak..

eksik mutluluk;

eksik gülüşler…

“olsa ne güzel olurdu” deyip deyip, olmayanı yaşadığım aylar; yıllar..

işte hepsi bir anda aklıma geliverdi.. sonra dilimde mırıltı halinde günlerdir dolanan o şiiri ilk defa yüksek sesle söyleme cesareti buldum kendimde;

“sessizLik, sensizLiği ezbere biLir

sensizLik her$eyi biLir…”

Sonrası hep aynı. sonrası sahte, sonrası maske… Ama bir an için sarılabilsem ne güzel olurdu…

Etiketler: , , ,

05 Eki 07

“Ece ya çok değişmişsin sen ; ülkeyi kurtaracaktık hani,hayallerimiz vardı…”

Bu yazının başlangıcının değişmesine sebep olan cümledir,bunca yıldır tek bir kez bile “tam” olarak anlatamadığım ruh hallerimin şu an’ının bir çırpıda sarfedilişi’dir,ağır gelen’dir.

Kendime itiraf edebiliyordum yeni yeni,ama başkasından duymak…daha haftası dolmadan bu yazılanın,bu fark ediliş…

“sen neydin ne olmuşsun ; hani bir çok sıfatın vardı gazeteci de olacaktın,yazardın şairdin,hukukun vardı…örnek almıştım seni..hayallerimiz Ece…”

Güldüm geçtim.ne yapabilirdim ki…bu boş ruhu onarmaya çalışmak ya da gitgide boş kalabalıklara karışma’yı oynuyordum ya hani… neydi bu değişim,bu umarsızlık,duyarsızlık ya da gerçekçilik mi diyelim…

“hayallerimiz…”

Evlenmeyecektim mesela,imkansızdı benim için.hayali bu yönde olanlarla hep bir çatışma halindeydim.Doğrularımdı onlar.Yazar olacaktım ben,belki şair.Siyasete atılacaktım ,konuşmalarım, kendimce ilkelerim olacaktı.Milletvekili bile olacaktım.Gazetecilik neydi ki hele.Bilmem kaçıncı sayfadaki ‘Hukukçu Görüşü‘ydüm ben.Hukuku da sırf eğitimini almak için okumayı seçmiştim zaten.Önemli bir fotoğrafçıydım ayrıca.Daha önceleri de gitarı elinde,mikrofonu önünde kalabalıklara seslenen bir sanatçıydım.Tarzım vardı hani,dövmelerim de olurdu,bilmem kaç tane küpem de ve hatta piercing’im.Böyle marjinal bir avukattım.

Şimdi…bilmem kaç tane küpem var evet,hala bir tarzım var.Ama marjinal bir avukat olmayacağımdan eminim.Annem ; “kulağının üst kısmındaki deliklere de altın takarsın artık.” diye dalga geçmekte.Tarzımı korumaktayım hala belki,ama işte…

Çok mu gaza getirilmiştim acaba diye düşünüyorum bazen.Kg kitapları mıydı bunu yapan.On yıl önce temizlikçisi olduğu binanın üzerinden özel uçağıyla geçen adam mıydı.İstediğim her şeyi yapabilirdim.Özeldim ben.Kalabalıklara bakıp da “a evet Ece yaparsın,eminim.” kinayelerine gülüp geçerdim.Zavallıydı onlar.Klasik bir insan.Doğacak ve o standart yaşamının ardından ölecek bir insan.Oysa ben öyle miydim…İnançlarım’dı onlar,doğrularımdı.“ne demek” derdim , “ne demek yapamayacağım”…”görürsünüz hepiniz bir gün yanıldığınızı anlayacaksınız…”

Şimdi biliyorum evleneceğimden eminim adeta. ’sığınacağı bir şeylere,birilerine ihtiyacı olan ‘ olduğumdan eminim.Evlenmeden olmayacağını biliyorum,kültür bu diyorum,gelenek.olması gereken bu.Barındırdığı her şey olacak.Kimim ki o birkaç yıl öncesinin yırtık pırtık gelinliğinde elinde şarap kadehi havuz başı bir düğünümsü de senfonik orkestram’la olacak ya da ‘hiç’ olmayacak bunlar.

Kimim ki siyasete atılacağım…kolay mıydı ha deyince…Konuşmalar diyorduk,düşünceler,ilkeler…ne kadar uzak şimdi.Önemli bir fotoğrafçı da olamayacağım ben.Herkes kadar çekiyorum çünkü.Herkes kadar okuyorum,herkes kadar yaşıyorum.

Belki az buçuk yazın yeteneğim var,belki çoğu kalabalıktan daha birikimliyim.ama beş raf kitapla,kendi edindiğim,kendi çabam olan şeylerle nereye kadar…

“En iyi okullarda okuyup,en iyi eğitimi,kültürü alıp hakim olup çoğu şeye,yeteneklerimi geliştirip yurt dışına açılsaydım…Evimizde bir oda dolusu kitap ve kütüphanemiz olsaydı…”

Ama yok değil mi.On iki Eylül ve babamın yakılan onca kitabı,tüm imkansızlıklar…Çırpınışlarım var belki ,mezun olup gazeteciliğe başvurabilirim o yolla yazar/şair olabilirim.Ama nereye kadar tüm bunlar.

Şimdi on beş yıl avukat,sonrasında noterim ben.Evliyim.Siyasete hem yakın hem uzağım.Fotoğraf hobim var,kendimce.Sanatçı,gitarı elinde bir Rock star’sa şaka sadece.

Bir zamanların gazetecisi babam “her gün eve iki gazete mi alınır” tepkisini gösterebilmişti bana.gerçek olan üçyüz elli ytl miydi.Kendisi senelerce kamu yönetimi/hukuk kazanmak uğruna sınava giren ve iki üç puanla her seferinde kaybedip asıl mesleğine devam eden de babamdı mesela.Sınava girmeyi bırakmasının sebebiyse , “Kızınızı mı getirdiniz?” cümlesiydi.Oysa şimdi o adam “hukuk okuyacaksın,gerekirse on yıl kalır,hazırlanırsın.” diyen.Kendisi vazgeçip başka bir hayat yaşayan ya da başka bir seçimle yine mutlu olabilen’ken ,çocuğuydum ya,onun hayalleri bende gerçekleşecekti.

Tam bu noktada kendimi düşünüp o en güzel okullarda okuyacak , kültürlü ,kendini geliştiren,yetenekleriyle ilgilenen yurt dışına giden ve bir kütüphaneyle büyüyen ‘in benim çocuğum olduğunu fark ediyorum.

Belki de babamın kızıyım ben.

^^gazetecilik-adalet-gereksiz sinirlenişler-ince düşünüş-paranoyaklığın son noktası-şüphecilik-biriktirme-düzenleme-kalamler-yazılar^^

kızdığım,sevmediğim,nefret ettiğim özellikleri bende de var.

Evet,var.Kardeşim olmasaydı fark etmezdim ama.Babamın dikdatörlüğü banaydı,benimki kardeşime.

Şimdi bakıyorum da,ne kadar gelişigüzel bir hayat.Ne kadar durağan/sığ.Belki hala yapabileceğim şeyler var,gerçekten bir yerden kurtarabilirim kendimi.

Ama şundan eminim ; on beş yıl avukat,sonrasında noterim ve evliyim.Kulağımın üst kısmınaysa, ne yapacağıma karar vermedim henüz.

Etiketler: , , , ,