En GüzeL Hikayem Şehirler Akıp Gidiyor
01 Ağu 07

Monolog

Saat 16:26'de eLanor teLrunya tarafından yazılmış

Oturuyorum… Oturuyorum karanlıkta, yapacak bir şeyim yok. Dayanabilecek gücüm mü var ki bu bitmeyen imkansızlığa? Odamın en köşesinde oturuyorum. Bağdaş kurmuşum, bacaklarım karıncalanıyor; umrumda değil. Gitmek sözcüğü takılı boğazıma. Giden eşittir kaçandır demiştim bugüne kadar, peki sahiden öyle midir?

Kurduğu hayallerin gerçekleşmesine imkan bile sağlamadan, gelecekten korkarak giden kaçandır elbette. Ama ya öteki gitmek? Ya çok uğraşıp, bir ömrü mahvettikten sonra, ‘artık’ gitmeye karar vermek? O da kaçmak mıdır? Kaçmaksa eğer, ilki gibi onursuzca bir kaçış mıdır?

Oturuyorum… Yapacak bir şeyim yok – düşünmekten başka. Her nefes alışımda yalanları içime alıyor, doğruları dışıma veriyorum. Oysa tam tersini yapmam gerekli değil mi? Yapamıyorum ki… Damarlarımda kan niyetine sonsuz bir hüzün akıyor, ağzımda imkansızlıklarımın ve çıkmaz sokaklarımın o acı tadı. İçime yalanlar doldukça yüzüme sahte bir gülücükten maske yayılıyor. Yüzüne ay ışığı vuran ben miyim? Pencerenin camına yansıyan aksime bakıyorum. Gözlerimde kanlı bir bebek… O ben olamam, olmamalıyım… İşte dudaklarım. Kenarından sızan kan değil, yanlış görüyorsunuz, kızılcık şerbeti o. Biraz tadı bozuk ama idare ediyor yine de. O gördüğüm de ellerim sanırım. Kurumuş yapraklar gibi, sanki 18 yaşımın elleri değil. Cama yansıyan benden gözümü kaçırıyorum çünkü hiç bir ben, ben olmaya bu kadar uzak olmamıştı. Ve ben hiç bir zaman kendi beynime bu kadar hapsolmamıştım. Ne kadar acı! Çünkü artık kendime acımaya bile takatim yok. Yorgunum ama koşmak istiyorum sanki hâlâ. Oysa oturuyorum, iyice kendi kendime sokulmuşum. Aklımdan fotoğraflar geçiyor, gülen yüzler geçiyor ve geçtikleri gibi gidiyorlar; çekip gidiyorlar. Kaçıyorlar mı yani şimdi onlar da?

Kendiyle çelişmenin son noktasındayım, hiç bu kadar karışmamıştım. Susmak mı? İşte o benim yaptığım. İçime attığım ne varsa, bu gece hepsi birer birer aklımda. Kıpırdamıyorum. Konuşmuyorum da. O kadar sessizim ki kendi sessizliğimde sağır olacağım neredeyse.

Ay ışığı da çekiliyor yavaş yavaş yüzümden, giden tüm diğer şeyler gibi. Hadi bir gayret diyorum, kalk yatağına yat. Ama bacaklarım karıncalanıyor. Oturduğum yerde çakılı kaldım. Aklıma gülüşler geliyor, bir geceye dair gülüşler… Tarihler geliyor, bir geçmişe dair… Kalksam, koşsam, belki tutabilirim, ulaşabilirim, ki içimde de yok değil hâlâ deli bir yanım ama suskunluğum baskın çıkıyor geceye. Ben yine içimde kopan fırtınaların esiriyim. Dudaklarımda bir şarkı, en kesik mırıltı halinde. Seni sevmek mi dedin? İşte o benim yaşadığımdır.

Bunları da sevebilirsiniz:

Etiketler: , , , ,

1 yorum yazılmış

  1. asasa demiş ki:

    eline ayaqına bacaqına saqlık final ödevim bu beimxD

Yorum yaz

Aşağıdaki formu doldurarak misafir olarak da yorum yazabilirsiniz fakat üye olmanızı tavsiye ediyoruz.

Misafirler için yorum yazma paneli: