06 Ağu 07

Siz de yapmışsınızdır zaman zaman, iç monolog misali, bir olay karşısında kendi kendinize içinizden yorumlar yapmışsınızdır.Ben bu işi abartıp yazıyorum.Hatta gayet saçmalıyorum belki de.Başlıktaki gibi işte,içimden geçenler bunlar…

  • Zenci birinin adının Kazım olması,beni düşüncelere daldırdı.
  • Mesut Yar ile Uyan Türkiye diye bir program başlamışmış.Size de tanıdık gelmedi mi? Dünyaca ünlü Jon Stewart’ın programıyla aynı konsept, aynı fon ve aynı logoya sahip olan bu programın reklamını görünce üzüldüm.Kopyacı Jon işte.(!)
  • Kuşadası’nda çay bahçesindeki Atatürk büstünü sebepsiz yere kaldıran polislere bağırıp çağıran, polisler olay yerinden ayrılınca arkalarından “Buraya 100 tane büst diktireceğim.” diye bağıran teyze için 1 dk lık saygı duruşunda bulundum.
  • Kuşadası’nda denize inatla donlarıyla giren, ellerinde kamyon lastiği,ağızlarında sigara, “Bak la bak hatuna bak..Vay a….Turist galiba..Helluuu!” efektleriyle dolaşan,27 kişilik aile için 1 dk lık “yuh be” duruşunda bulundum.
  • Çin işkencesidir, Hint işkencesidir bahane… Acı çektirmek istiyorsan eğer uykulu birine Teletubbies izlet. İşe yarıyor, denendi.
  • Milletimiz hayır demeyi bilmiyor diyoruz da bence Hayır’ı anlamayı bilmiyor. “Hayır, almayacağım.” “Hayır, doydum.” “Hayır, dışarı çıkmayacağım.” “Hayır, gelmeyeceğim.” “Hayır, gitmeyeceğim.” Çok açık aslında, bu inadın sebebi nedir anlamadım.
  • Milletimiz ne Realist bir topluluk… Hayal gücüyle oluşmuş ürünlerden hoşlanmıyor. “Frp Öldürür.” falan… Elbet mevcut ekonomik düzen insanı gerçeklerle yüzleştirmek zorunda bırakıyor.Dilenen bir insanın kara tenli bir sivri kulağın yurdunu terk etmesinden daha önemli problemleri var elbet..
  • Hani klasik amerikan dizi konusu vardır ya: “Şişman Kocalar ve normalde onlarla asla evlenmeyecek olan Seksi Eşleri” . İşte o dizileri görüp hayat keşke bu diziler gibi olsa diyorum.Hayır gayet Koca’ya uygun özelliklere sahibim..Ama ne demiş R.A.B ? “Ben ölürsem dizi biter.” Yaa..
  • Geçenlerde birinden duydum, “Pink Floyd hayata dair boşlukları doldurur.” diye. Doğru diyor.
  • IPod’umun arkasına yazacağım “Antimatter öldürür, Anathema süründürür.” Çaktırmadan Doom Metal mesajları veriyorum, bravo bana.

Bugünlük bu kadar.Esen kalınız.

Etiketler: , , , , ,

05 Ağu 07

Merba..

Hiç, hiç ummadığım, istemediğim şeyleri yasadım, we yaşıyoruz belki de..

son 1 belki de 2 yılımda, gayet de büyüdüğümün, gördüğümün farkındayım, öğreniyorum..ama fazla duygusal we soyut düşünen biri olarak bu dönem problemlerimi ağır yasamaktan hiç hoşnut değilim..

yalnız bunu yazarken bile gözlerim doluyor zor tutuyorum kendimi ama alıştım ağlamaya, alıştım incilerimle yaşamaya..

nerden nereye geldiğimi kendim de ölçebilirim. kimleri tanıdım kimlerle oldum, neleri öğrendim neleri kaybettim, ya da neler beni kaybetti?..kalmışım zaten, 3 tane bütüm war geçemessem snıf tekrarı..nedenlerini en azından neden çalışmadığımı da biliyorum ya neyse;) okuldaki arkadaşlarla iletişim anlayışsızlığım war, beni tam anlamıyla anlayan biri olduğunu düşünmüyorum, çok basit düşünüyorlar ya da ben çok derin düşünüyorum.

Ewet insan basen ihtiyacı olanı çok uzaklarda bulurmuş..=)

– Haklısın boşwer, her zaman yaptığın gibi, unutu gitsin değmez belki de, ağla, ağla yüreğin ıslansın biraz, düşün düşün de yorulsun beynin, uyu uyu belki de bir ruyadır hepsi, ya da uyan be güzelim, uyan elindeyse..

-Aynalara bak, haykır haykır tüm olanları, söyle içinde kalanları, kır dök işe yaramasa bile, bağır son nefesinle, yaz, yaz evet anlat herşeyi..

ama susma, susma be ey insan, söylenmemiş kalmasın içinde..Eriyip gitme..Şuan hıçkıra hıçkıra harfleri bile zor görerek yazıyorsam bunları, wardır derinde bir acım/acılarım..

weda hoş bişi deil, hiç deil heleki istemeyerek ayrılıyorsan, bir seçimse bu, ewet..Lanet etsem dünyaya, bu dostluk nasıl nasıl bozulur? bu sewgiler nasıl silinmek zorunda kalır?

HAYAT NEDEN BÖYLEDİR ??? !!!! …

çok şey war içimde, acım war, nefretim belki de, isyanım war, sewgim war, incilerim war, hep war..hep birikiyor evet..

NEDEN bazen wirgülü bile atmadan NOKTA koymak zorunda kalırız ki?Elden bişi gelmiyor ya hani, GELEMİYOR ya, işte çekip gitmek o zmn istiyor cnm, OLMAMIŞ bir yere, OLMAMIŞÇASINA….

yapamıyorum, konuşmadan anlaması gereknler war yüreğimde, özlediklerim war, zor zor şeyler war, alışmak gereknler war…

yine akıyor gözlerim, yine özledim, yine üzgün we çaresizim..Yine yalnızım, yine uyumak, ya da uyanmak istiyorum…

NEDEN ?…

Etiketler: , ,

05 Ağu 07

Gecikmeli de olsa devam… ;)

8 Kasım 2006′dan itibaren Eskişehir’deki ikinci hayatıma başladım. Ne de olsa her şey ardımda bıraktığı gibi değildi,ben de dahil olmak üzere herkes ve her şey kendi çapında bir değişim yaşamıştı,en azından yaşanmışlıkların getirdiği bir başkalaşmalar vardı. İlk iş olarak bir öss hazırlık kursuna kaydoldum,tabi kaydolana kadar ve kaydolduktan sonra etrafımdakilerden ve çevreden gelen “şok olma durumu” niteliğindeki tepkiler,bana “manyak” gözüyle bakmalar (hala daha aynı gözle bakanlar var=P ), geri döndürmeye çabalamalar,kendilerine bu fikrimi daha önce açmadığımdan yakınmalar geldi,vız geldi tırıs gitti deyim yerindeyse.=P Ve az da olsa “Helal olsun,manyakça ama kendisi için çıkış yolu arayan birisi en azından” diyenler de oldu,onlara da teşekkür borcumu buradan sunuyorum. :) Aylar ayları kovalarken dedem rahatsızlandı ve onu kaybettik,çok şükür kendimi çabuk toparladım ki o da bunu isterdi eminim. Bahar gelir şen gelir,ama biz gene de durmaksızın yola devam eder. Sonunda 17 Haziran denilen malum güne gelinir. Sabah yaklaşık 6 saatlik bir uykudan kuru öksürük ile uyanılır,asabiyet deseniz evi yakacak derecede,panik havası öyle bi haldedir ki mecburen bi yarım ölçek öksürük şurubu ve kuru ekmekle öküsürük bastırılır,sınav yerine gelip yüze soğuk su deyince de stres yok olur. Kitapçık önüme geldiğinde bi baktım”D” yazıyor,saati geldiğinde açıp başladığımda zamanın nasıl geçtiğini anlamadım neyse ki. :) Saat 12.30 olduğunda ise mat-2′de tıkandım kaldım,açtım sosyal-2 çözdüm,yetişti de yaklaşık 18 soru.=P Sınavdan çıkarken herkes ağlıyor,zırlıyor,bayılıyor,bele bembeyaz yüzle bakıyor,benim canım gezmek istiyor. Eve gelip tıkınmanın akabinde derhal gezmeye çıkılır ve liseden arkadaşlarla ve S.Ak enişte (hep Dilek yenge mi diycez lan=D ) ile stres atılır.

Tercih sürecine gelindiğinde ise sonuç süperdir. Türkiye’de EA-2′de ilk 3000′e girdim çok şükür. Bilkent,Sabancı,TOBB ETÜ,Ankara,Hacettepe,Bilgi,vs… birçok devlet üni. ve özel üni.den teklifler aldım ama hepsini eledim kendimce. Anadolu Üniversitesi’nden tercih yapmaya karar verdim,hem kafama göre,hem sevdiklerimin şehrinde,hem mega üniversite.=D Altı tercih yaptım,kısmetse birincisini bekliyorum. Tabi ODTÜ İktisat’ı,Bilkent SB’yi,Sabancı Yönetim ve Ekonomi Bilimleri’ni tepmek biraz içerletti önce ama gene de pişman değilim. Mutluluğu nerede bulduysam,yerim yurdum orasıdır. Ailemi ve dostlarımı çok ama çok seviyorum. :D

30 Temmuz’da gönderdim tercihlerimi,şimdi netice bekliyorum. Neticeler belli olsun,hele bi üniversiteye kaydım olsun,dördüncüsü o zaman gelecek. ;)

Etiketler: , , ,

04 Ağu 07

Karadeniz Gezim

Saat 2:38'de Hosota tarafından yazılmış

3 Hafta..
Didime git 1 hafta kal sonra İzmire dön 1 gün dinlenmeden ankaraya yol al 11 saat edio arabayla Ankarada 3 gün kal direk karadenize ,bu ne kardeşim böyle yol mu olur üstüm başım toztoprak oldu ,Neyse Mengene git orda kal bi gün Akçakocaya git orda da kal bi gün sonra Amasra’ya git ,Çok sevdim lan ben orayı Sahil war Çubuğu war Çeşm-i Cihan war balık istemiom bana balık yedirdiler zaten ,ordan hediyelik al ,kültablasına “Zıkkımın kökünü iç” yazmışlar ne bilion dedeme almıcağımı askerlik arkadaşınla konuşuon sanki sıçan seni ,Bi de baharatlık aldım babanneme sonra inebolu ya doğru git orda bi yer war unuttum adını Gide mi Cidemi Cide Cide orayı sevme penguen al geç ,e-samba ne yaw ,İneboluya git sevme orayıda ,Cideye gidiş yolunun ben taa … Ne viraj o kardeşim dağ tepe böğürtlen wardı süper bişey ,Ordan kestirme warken taa Bozkurt üzerinden dolan Devrekani ye gel mal gibi gez Kastamonuya git annen 30 yıldır görmediği senin simasını bile tanımadığın akrabalarını dolaşsın sen de kuyruk gibi sürüklen peşinden ordan Ankaraya kuzenine gitme ,Kıl oldum götürsen ölür müsün alala adama bak ya 15 gün mındar et beni sonra bi şey isteyince olmaz de sie nub(Ne alakaysa) ,Orda saat 2 de yat 8 de kalk 8 saat Ankaradan İzmire yol al Afyon da mola wer kuzeninin annesi arasın nie gelmediniz die kızsın ,Git dioz sana alala çok bilion Afyondaki Penguen , Lombak , L-Manyak olmasa bitmiştim ,Sonra izmire git SAlihli mi ne orda odun köfte ye ,Lokantaya oturuon adam senle ilgilenmio senle konuşmuo bile direk salata yoğurt su 3 porsyon köfte getirio gidio insan bi sorar ne yicen die sonra gelio “İlave köhte istiyin mi?” die soruo Miden kalkmış zaten o kadar yol uyku da yok “Feeeeekkhh Offf” u basıosun adam “Piki” dio gidio ,İzmire gel git gitarına sarıl ,Özledim lan aldırmadı kıl herif ,Sonra pc başına otur kuzenine netten fotoşap öğret Tuttuğu çekirgeyi çektiğimiz fotosuna manikür yaptırt sonra gitar çalış tablar bul yeni sonra msn de takıl ütopyama bak uyumyanların yeri başlığını aç yazı yaz chucky nin tavsiyesini oku burayada yaz (Daha uyucam)

Etiketler: , , , , , , , , , ,

03 Ağu 07

Bir gece…

Saat 20:40'de ELanesse tarafından yazılmış

Ağrılarımın saati.Acılarımın.Ağırlığım şenlikte.Ruhum sarı perdelerin arasında bir boğucu dört duvar,zemin ve tavan’a hapsolmuş.Kaşlarım şeklini yitiriyor,gözlerim dalgın ,bir duvar,çevreleyen.Bir karanlık.Bir ses yükseliyor,sırf ses olmak adına.Sessizlikten kaçmak…her yere saçılmış gazete küpurları,sayfaları çıkmış tozlu kitaplar…Kapı gıcırdıyor,maskenin biri.

Sinirli,biraz tepkili,anlamsız bakışlarıyla,donuk olabildiğince.Yerleşiyor derinliklerime.İç çekişlerim geçirmiyor;ne ağır dumanı,ne de boğuk yaşamlarımı.Hani şu önümü göremeyişlerim…O aşağılık beyaz sis duvarı ,kör edercesine,içine çekiyor.O sahte beyazlık içimdeki karanlığı haykırmakta.Bedenim ağırlaşıyor.Yığılmışım olduğum yerde,beş köşeli dökülen saçlarımın evi halım bedenimi taşıyacak güçte.Ya da o zemin.Betonlaşsın hadi yüreğim,kaskatı.Yıkılır mıyım bir daha hiç? Hiç.Asla.hislerim kaskatı bir yüreğe hapsolsun.gri taşlar anlatsın benliğimi.Güç? Güven? O soğukluk yeter mi ağrılarımı gidermeye? …

Gözyaşım akamadan donsun.Asılı kalsın havada.Yüzüme yerleşsin.Düşmeden,içime de hapsolmadan.Öylece.Öyle bir soğuk,her yanımı kaplayacak…Üşümelerim hissettirmeyecek ne de olsa güneşin sarı yüzünü…Gözümün hemen altındaki siyah çukurda bir kız yüzüyor,biraz sonra duvarlarını boyayacak.

Usulca ışığı söndürüp,mumlara Lanet,açacak pencereyi,sönmüş ışıkları seyredip,karanlığı yaşayacak,uzaklara baktığını sanırcasına.Üşüyüşlerini,hepsini,bir kez daha dikecek tenine.Gözyaşı havada asılı kalacak az sonra.Sesi uzaklardan gelecek.Çığlıkları dinmeyişiyle sessizleşecek.Gelecekti,Geçmişecek.

Bir daha kulağına olabildiğince uzak olmasını istediği kelimeleri var.Asla gözüne yaklaşmaması gereken kareler.yüzümü yıkadım.Belki gözlerim anlamını yitirir,kulaklarım yeniden başlar belki.Arınmak.Uyku nerelere yolculukta? Yatağımda bekliyor beni,Uykuyla uyanmak eğlenceli.Hafızamın bir süreliğine silinmiş hissi.Ya da hissizlik.Ölü gibi.Düşmek gibi.

Gözlerini açıp ilk olduğunu hissetmek ya da tek bir varlığın oluşuyla uyanıvermek.Bazen erkenden,saatinden önce.Düşüncelerimi kaplayan tek bir kişinin varlığı.

Karanlığım,mumlara lanet.Aydınlığımınsa güneşe ihtiyacı olmadı hiç.Hiç.

18.02.2007 [aynı şeyleri,hala,hissedebilmek,yaşayabilmek,bu lanet olası kısır döngü...bu yazıyı tekrar ortaya çıkarıp,ufak düzenlemelerle buraya yazmamın sebebidir.]

Etiketler: , , , ,