Yeniden Herkes MELEK
08 Tem 07

http://www.penguen.com/yazilar.asp?gun=20041108

Bugüne dek yazdığımız bunca yazı bize ne kazandırdı, kurduğumuz cümleler gerçekten de dilbilgisinin ve hayatın kurallarına uygun muydu acaba? Şimdi örnek bir cümle kuralım ve yüklemini, öznesini, sıfatını, zarfını, edatını, kılını, tüyünü ele alarak konuyu irdeleyelim.

Aklıma ilk gelen cümle, çocukluktan beri en sık duyduğumuz, ana babaların da en sık kullandığı cümle olacak elbette: “Biraz daha büyü, ne demek istediğimi anlarsın.”Her şeyden önce, aynı temsil ettiği sistem gibi; cümle devrik. Hatta cümle kaykık bile diyebiliriz.

Her fedakar Türk ailesi gibi devlete, millete yararlı, büyüklerine saygılı, örf ve ananelerine bağlı bir çocuk yetiştirmek zorunda hissettiniz kendinizi. Daha doğrusu, size öyle hissettirildi. Önünüzde bacak bacak üstüne atamazdım, sofraya ayağımı uzatamazdım. Bilinçli bir Türk ailesi örneği olarak bu zorunlulukların nedenini uzun uzun anlatırdınız, yine anlamazdım. O zaman kurardınız işte o cümleyi: “Biraz daha büyü, ne demek istediğimi anlarsın.” Büyüdüm işte, hala anlamıyorum.

Okulunu bitirince, iş güç sahibi olunca anlar nasıl olsa diye o umudu hep taşıdınız içinizde. Evlenince davranışlarımın, düşüncelerimin değişeceğini bekliyordunuz. Hele bir çocuğum olsun, insanın kendi etinden, kanından biri için nasıl kaygılandığını, onu korumak için nasıl sıktığını, boğduğunu anlayacak, size hak verecektim. İşte evlendim, çocuğum oldu. Ne demek istediğinizi hala anlamıyorum.

Size göre olgunlaşmamış, hayatı tanımayan asi bir çocuktum. Oysa ben hep olgundum ve hiç asi olmadım. Beni içine tıkmak istediğiniz çemberin farkındaydım yalnızca. Sünnet olunca akıllanır, askere gidince olgunlaşır, okulunu bitirince memur suratlı, takım elbiseli, işi gücü dolar biriktirmek olan bir plaza hıyarı olur umudunu hiç yitirmediniz. Biraz daha büyüyünce babalarının ne demek istediğini anlayan, ama gerçekten anlayan, onların kopyası olma dışında bir ideal taşımayan çocuklara gıpta ediyorsunuzdur şimdi. Onlar her cuma camiye gider, hafta sonlarını club’larda geçirir ve Özal’ın dediği gibi “nasıl geçineceklerini” bilirler.

Ben önüme çizilen yolun dışına çıkmadım. Aksi gibi, o yolda yürüdüm hep. Sizi şaşırtan da bu oldu. Farklı, marjinal bir hayatım olsa “bizim oğlan serseri çıktı” der, kasadan çürük bir portakalı ayırır gibi alır, kenara koyardınız. Oysa tam da çizilen yolda ilerledim. Sünnet oldum, askere gittim, okulumu bitirdim, iş güç sahibi oldum, evlendim, çocuğum oldu… Eeee, tam da sistemin içinde, orta yerindeyim. Sistem beni kusup atamaz, onun parçasıyım. Ama yürüdüğüm yola küçük bombalar bıraktığımı en önce siz fark ettiniz. Artık “biraz daha büyü, ne demek istediğimi anlarsın” diyemiyorsunuz. Ne diyorsunuz öyleyse?

Size en büyük darbeyi, kendi çocuğuma “biraz daha büyü, ne demek istediğimi anlarsın” dememekle vuruyorum. Çünkü ne demek istediğimi anlıyor. Ben de onun ne demek istediğini anlıyorum. Bu karşılıklı anlama hali, kahraman Türk aileleri için başlı başına bir felakettir.

Zorunlulukları değil, tercihleri önemsedim; olur olmaz yerlerde göğsüm kabarmadı, olur olmaz yerlerde aşağılık duygusuna kapılmadım. İyi bir öğrenci olmadım, çünkü kötü bir sistemin iyi öğrencisi olmaktı asıl kötü olan. “Kızını dövmeyen dizini döver” diyen bir anlayışa göre iyi bir baba da değilim. Ama çocuğum, benim ayak izlerimi takip etmek yerine, kendi yolundan yürümesi gerektiğini daha şimdiden biliyor. Hem de, arkamdan gelenin bıraktığım bombalardan nasibini alacağının bile farkında.

Sistemin tam ortasındaki Truva Atı’ndayım ve yalnız değilim. Gittikçe kalabalıklaşıyoruz o atın içinde. Hepimiz bozguna uğramış orduları seviyoruz. Çare yok, seviyoruz işte.

Ne demek istediğinizi anlamayan bir sürü çocuk var ve hepsi de cümle kurmasını biliyor. Cümleler çoğalmasa bile, aynı cümlenin anlamı çoğalıyor sürekli. Bu daha tehlikeli!Tehlikeden uzak kalmak istiyorsanız kenara çekilin, kenara!Kenar size yakışıyor.

ALTAY ÖKTEM

Bunları da sevebilirsiniz:

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yorum yaz

Aşağıdaki formu doldurarak misafir olarak da yorum yazabilirsiniz fakat üye olmanızı tavsiye ediyoruz.

Misafirler için yorum yazma paneli: