30 Tem 07

“kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan
ölüyorum
sinekler yapışıyor vücuduma
gitmiyorlar
yayılıyor kanları
vurduğumda
denizi araladım geçtim
bir aşktan
attım kum torbalarımı
döktüm yaprakları
ama uzandın tenime
hissettim
terim aktı parmak aralarından
bazen , ne yaparsan yap olmuyor
kanım hızlanıyor bazen
damarlarımda
kan çanakları aynada
levham boynumda
bir yapbozu tamamlarken
bakıyorum
büyük parçan eksik
kalbin olduğu
bazen bir vücudu sarıyorum
banıp parmağımı
tadına bakıp
gözümü sevmeye karartıp
yapamıyorum
bazen…

acı bir tat kalıyor
ağzımda
bazen yutup
unutup
bazen tükürüyorum
bazen ayılıp
uyanıp bir nefesle yanımda
adı yok
sırtı var bana dönük
bükük
soğuğa çeviriyorum suyu
ağlıyorum
bakıp içine
ayılamayıp anlayamıyorum
bazen..

derimin altında
başarılı ayrılık notları
yazılmış , çöpe atılmış
intihar mektupları
vuruyorum sokaklara bedenimi
hayallere
hayatımı yine omuzlarıma
acımı alsınlar diye sığınıp
kurtaracak kadınlara
15 dakkamı
bazen..

bitti
zor oldu ama bitti
yapamadım benim
başka bir kalbi
bedenin zayıftı, kalbin güçlüydü
belki
haritası ama çok
silikti
sert bir şeydi iliklerimde
aşk
dayandım , ittim
sığmadı , kanırmadı girmedi
ama
sıktım pis kanı
akıttım yaramdan
iyileştirmeye yaladım
geçmişti
sanki
soktum neşteri göğsüme
inanmaya halim kalmadı
diye
bitti
zor oldu ama bitti
bazen..

korkma
bilirim acıyı
tedaviyi
imkansızlığın kekremsi tadını
dün insanlara baktım
kendi kirli camımdan
terkedilmişler çoktan
yaradan
tarafından

ben kesilene kadar yüzdüm ama
görünmeyince karan
bıraktım kendimi battım
bir taş gibi
yanmıştı , çizilmişti ama
sayrettim ağlayarak
sabredip
çok sevdiğim bir filmi
artık yalnız senin için
üzülüyorum
bitti
zor oldu ama
bitti

benim de zaten hiç gücüm yok
yüzüm yok hiç
umudum yok
ama bil ki
farklı bir hayaldi
işkenceydi bazen
bazen çok güzeldi
ama anlıyorum sesinden
kurtulmuşsun
sen
nokta konmuş bitmiş
en güzel hikayem ”

__________

Tam 10 dakika 28 saniye süren bir işkencedir bu $arkı. Media Player (veya tercihen Winamp)’da “$imdi yürütülüyor listesi”ne alınırsa eğer, dinleme önerim $udur ki; yatağınıza uzanarak, tüm dikkatinizi sözlere yoğunla$tırarak dinleyiniz. İ$te o zaman neden i$kence olduğunu anlarsınız aslında güzel olan bu $arkının.

Bir insanın en acınacak hali belki de a$k acısı çektiği zamandır. Yatarsınız, kalkarsınız, zaman geçmez… Bazen bir koltukta oturup, saate bakarsınız öylesine. Saat birdir; örneğin. Ve asırlar boyunca saat birde kalır. Sanki biri yelkovanla akrepe bir ip bağlamı$tır da, ilerleyemiyorlardır. Saat hep o saattir, tarih hep o tarihtir; her$ey biti$i hatırlatır. Apansız bir gülü$; histerik bir kahkaha… “Acaba normale mi dönüyorum” dersiniz kendi kendinize, oysa normalliğe en uzak olduğunuz andır o histerik kahkaha nöbetleri. Bunu anlayınca da durmaksızın ağlamalar ba$lar. Birilerinden medet umarsanız, acınızı alsın diye. Kimse bir $ey yapmaz. Çünkü asıl acınızı dindirmesi gereken yoktur ortalarda. Acınıza yabancı birini de istemezsiniz aslında. Duru$lar vardır, duru$lar… Ve o süre içinde tüm vücut hücrelerinize hücum eden anılar… Beyninizin içinde hiç susmayan anılar… Bir türlü boğamadığınız sesleriyle anılar…

Bu $arkıyı dinlerken bu anlarınız gelir aklınıza. Hele yaranız tazeyken… Bana gelince… Benim acılarım taze sayılmaz ama yine de bu $arkıyı dinlemek i$kencenin ta kendisi benim için. “Anlıyorum sesinden / Kurtulmuşsun sen / Nokta konmuş, bitmiş en güzel hikayem” sözlerinde bir sessiz isyan ba$lar benim için. Dışımdan hiçbir $ey söylemem; içimse kaynar, bir tufan alır götürür. Nasıl bir insan “kendisinin bitirmediği, bitirmeyi de istemediği bir hikayenin başkası tarafından bitirilmesine göz yumar” sorusu çakılır tam beynimin ortasına. Sonra kendi göz yumu$larım; deneyişlerim ama bir türlü olduramayı$larım aklıma gelir. Ki insan en çok böyle anlarda dertlenir. Kurtulduğunuzu sandığınız geçmi$inizin aslında hâlâ kolunuzda bir kelepçe olduğunu anlarsınız. İ$te bu $arkıyı benim için i$kenceye çeviren de bu farkındalıklardır. Ama hiçbir $ey farkındalıkla bitmez; 10 dakikalık bu $arkıyı sarar sarar ba$tan dinlersiniz. Her ba$tan dinleme, geçmi$inizle, kendinizle, yapmak istediklerinizle ve yapamadıklarınızla apayrı bir hesapla$madır. Kapatmak isteyip de kapatamadığınız bir $arkı oldu mu hiç? İ$te benim için bu $arkı bir türlü “dur” düğmesine basamadığım $arkıdır. Bir farklı i$kencesi de budur zaten. Hem sizi geçmi$inize prangalar hem de kurtulmanıza bir türlü izin vermez. Benim gibi yatakta uzanıp dinliyorsanız, büyük ihtimalle “bazen ne yaparsan yap, olmuyor bazen” kısmında yastığınıza sımsıkı sarılırsınız; yumruklarınızı sıkarsınız. “Biri kapatsın $u $arkıyı” dersiniz içinizden. Ayağa kalkarsınız ama $arkıyı kapatmak için değil; odada volta atmak için. Küçücük bir odadır zaten bu, her santimetrekaresine adımınızı atarsınız, $arkı hâlâ bitmez… Girdap gibidir, $arkının sözlerinde, hesaplaştığınız geçmi$inizde ayrı kıvranırsınız. Sonra $ebnem Ferah girer $arkıya; “bitti, zor oldu ama bitti…” Bitti mi?

En sonunda $arkıyı açık bırakıp içeri gidersiniz, TV’yi açar, aptal bir programa gözlerinizi dikersiniz. $arkı hâlâ kulaklarınızda çınlıyordur. Programa yoğunla$ırsınız, dü$ünmemek için… Düşünmeye gerek yoktur çünkü;

“bazen… ne yaparsan yap, olmuyor bazen…”

Etiketler: , , , , , , , , ,

29 Tem 07

YanılıyorsunDinle beni
Sana dağ havalarından
Yeni açmış çiçekler
Getirmedim.
Benim getirdiklerim
Hiç bitmeyen
Özlemlerimdi.
Eğer benden taze,
Bahar havası umduysan
Biraz soluklan
Benim verdiklerim
Soluk soluğa
Bitişlerimdi
Ki ben sana sadece
Aşkımı verebilirdim
Almak isteseydin
Düşündüğüm sadece
Buruk geçmişimdi.
Yanılıyorsun,
Dinle beni
Ben kimseyi bu kadar sevmedim
Ki yine de asıl sevdiğim
Senin kalbindi
Belki bir şey;
Bir şeyler yapabilirdim
Ama asıl hissettiğim
Loş geleceğimdi
Senin gidişindi belki de
Gözlerimi açan;
Tamamen açan..
Ama ben bu bitişlere
Yeni başlangıçlar getirmedim
Benim tek bildiğim
Durmaksızın ağlayan
Gözlerimdi
Senin gidişindi
Gidişindi…
Ki hiçbir şey
Beni bu kadar derinden etkilemedi
Eğer
İsteseydin,
Kalabilseydin,
Sabredebilseydin,
Sana vereceğim tek şey,
En önemli şey
Pırıl pırıl kalbimdi
Bekleyebilseydin…
O yüzden yanılıyorsun
Benim hakkımda
Şimdi
Otur dinle beni

<<29.07.2007 tarihinde; saat 03:49′da yazıLan bir şiir>>

Etiketler: , , ,

26 Tem 07

Kısa Bilgiler

Saat 20:56'de emre tarafından yazılmış

İsmi Athal +Wolfa kelimelerinin birleşmesinden oluşuyordu. Masaya oturduktan sonra tam 7 kez masaya vurur, suyu 7 yudumda içer, 7 sayısının bulunduğu tarihlerde gerçekleşen olaylara özel ilgi gösterirmiş. 7 kez ölülün eşiğinden dönmesi ise işe şaşkınlık katmaktadır.

Vicdan olgusunun tamamen bir yahudi icadı olduğunu savunmuş ve akademisyenlerin vermiş olduğu bilgileri ve araştırmalarını hiç önemsemememiştir. Ünlü “masa sohbetleri” yaptığı zamanlarda kadim dünyadan ve gizli görülmeyen güçlerden bahsetmek onun için büyük bir hazmış.

Hayatı boyunca et yememiş ve et yiyenlere “kadavra çiğneyicileri” demiştir. Tarot kartları arasındaki kartı ay kartıdır ve bu kart aslında onun ölene kadar yapacağı işleri özetler nitelikler taşımaktadır. İlginçtir ki bu kart tam 7 evre içermektedir.

Bu kişinin 7. yerleşim alanı bir zamanlar Lenin’in de kaldığı bir 34 numaralı ve bir terziye ait olan ev olacaktır. (dikkat 3+4=7).

Kendi ailesini ve geçmişini hiçbir zaman açıklamayan ve bunların araştırılması sürekli olarak önleyen bu kişi zamanında ülke anayasasız olarak yönetilmiş; onun ağzından çıkan herşey yasa olarak kabul edilmiştir. Bu kişi Adolf Hitlerdir.

Etiketler: , , , , ,

26 Tem 07

adam 2

Saat 0:21'de emre tarafından yazılmış

Adam yürüyordu,ayaklarının o uzun ve karanlık konser salonundaki çıkardığı sesleri dinliyordu.Üzerinde siyah bir paltosu,sivri burun ve parlak deriden ayakkabıları, koyu yeşil ve kalın düz kadifeden bir takımı, dantel işlemeli ve kolları paltosunun kollarından dışarıya çıkmış hafif sarıya çalan bir gömleği ve yeşil bir fuları vardı. Rüzgar yanaklarına tatlı bir soğuk bırakıyordu. Yürümek için değil düşüncelerini beyninde yürütmek için yürüyordu..

Biliyordu o an orada bıçaklansa,kanı konser salonundaki merdivenlerden aşağı doğru aksa kimsenin umrunda olmayacaktı. Adam kendinin bile umrumda değildi.Umrunda olan teş şey düşünceleri ve düşünde gördükleriydi. O adamdı ve gülümsemeliydi hayata hayat adında bir iz daha bırakabilmek için… Canı tükenmişti adamın, ruhu usanmıştı ve şarkılar anlamını yitirmişti gözlerinden akan yaşlarla beraber. Dedim ya….. Adamdı o. İçinde yer yer kanayan yaralarını ve ellerini titreten sancılarını saklamalıydı gecenin yalancı beyaz yüzünden ve dost gibi duyulan sesinden.. O adamdı ve bir daha asla geri gelmeyecek aşkına aşıktı…hiç olmadığı ve baktığı her yer karardığı gibi…

SAYGILARIMLA…

Etiketler: , , , , , ,

26 Tem 07

adam 1

Saat 0:20'de emre tarafından yazılmış

Bazen zarif bir cümle ya da bir söz insan hayatında hiç umulmadık değişikliklere sebep olabiliyor.. ama adam hiç böyle cümleler duymadı hayatının hayat olan sayfalarında..istekleri vardı yaşamına dair, sebepsizce yardımları mutlu ederken insanları ve karşılık beklemeden yaptığı iyilikleri biliniyordu herkes tarafından ancak adam mutlu olamıyordu..

O elinden geldiğince hatta az kalmış parasının bile yarısını paylaşırken ihtiyacı olan bir yetimle kendine yardım edeni yoktu..

yoldan geçen özürlü birinin kollarının güçlü olması için dua ederken yoktu adamın duacısı…

Ellerini tutan yoktu,ELVERENLER çok uzaktı ondan..hangi yana saldıracağını bilemeyen kurtlar gibi bağırıyordu ve çöküyordu dizlerinin üzerine..safir gözyaşları akıtırken gözlerinden tek bir cümle geçiyordu içindeki yorgun dağların doruklarından “reva mı bu bana tanrım ???”

Etiketler: , , , , , , ,