Sana Dair… Nostalji
23 Haz 07

Tik-Tak

Saat 17:07'de Epitaph tarafından yazılmış

Tik-tak,tik-tak,tik-tak…Eskiden vardı bizde böyle sarkaçlı saatlerden.O yuvarlak şey bir sağa bir sola giderdi,tik-tak.Oturmuş (yine) Anathema dinlerken aklıma geldi birden.Yaşamım,yaşadıklarım -belki de herkesin böyledir,bilmiyorum- bu saatin sarkacına benziyor.

Mutluluk ile Üzüntü arasında gidiyor hayat.Olmayacak bir olayla çok sevinirken, çok acı bir haberle yıkılabiliyor insan.O üzüntüyü yavaş yavaş atarken, ikinci bir tokat yiyebiliyor insan.Daha dün annesi “Oğlum çöpü döküver!” dediği için ona kızarken,şimdi iyi ki bu lafı,bu sesi duyabiliyorum diyebiliyor.Babasına,biricik kahramanına sarılıp “Herşey geçecek…” diyip,onun moralini yüksek tutup, odasına çekilip hıçkıra hıçkıra ağlayabiliyor.Sonra aklına geliyor.Bu hayat niye böyle acımasız?Bu sınav bu kadar mı kazık? “Yo hayır, sadece zor kısımdasın,hepsi geçecek.Herşeyin bir sebebi vardır.Bak bu kötü olayların ardından iyi olaylar gelecek…” Ve akabinde daha kötü olaylar diye düşünüyorsun.İlk günlerdeki yakarışların, duaların isyana dönüşüyor.Kabul etmemeye, artık bu yükü taşıyamayacağını düşünüyorsun.Karanlıkta kalıyorsun, daha da kararıyorsun.Dışarıya çıkarken suratına bir maske takıyorsun, ama içten içe eriyorsun.

Sonra hastanede üzeri çarşafla kapatılmış bir yatak görünce kafana dank ediyor herşey.Bu kadar basit işte…Çok değer verilen,çok önemli olan hayat, sana türlü türlü oyunlar oynayan hayat bu kadar basit işte.Az önce gülüp eğleniyordu belki o yataktaki…Ya da hasta yatağında birşeye sinirlenmiş,birilerini kırmıştı.Hayat böyleydi,ne zaman ne olacağı belli değildi.Bunları düşünüyorsun, ve suratına bir gülümseme yayılıyor.Hayır maskeni çıkartıp atmışsın.Kalkıp ışıkları yakıyorsun.İşte bu!

Hayat madem böyle birşey;üzülmeye , üzmeye ne gerek var.Olacak şey oluyor işte, Scrubs’ın girişinde çalan “Superman” şarkısındaki gibi, süpermen değilsin ki durdurabilesin.Tek yapman gereken,önemsememen.Üzülmeli elbette,ama şu hayatta hayatını ne kadar yaşayabilirsen,ne kadar gülebilirsen kâr.Gülebiliyorken,sevdiklerimize onlara hissetiklerimizi söyleyebiliyorken, ne diye üzülüp şu ” değerli” vaktimizi harcıyoruz?Karanlığa batıp, olayları dramatikleştiriyoruz?

Yine de dediğim gibi,bazı olaylar durdurulamıyor.Tik-tak’ın neresinde olursak olalım,tikten sonra takın,taktan sonra tikin gelmesi gerek.Yoksa sesler kesilir,saat durur.Yaptıklarından pişman olarak belki de,öylece yatarken sen, üstüne beyaz bir çarşaf örtülüverir.

İlk yazıyı böyle bir konu hakkında yazmak ne kadar akıl kârı bilmiyorum.Ama Tik’ten Tak’a geçmeyi beklerken,içimden gelenleri yazdım.Okuyup “harbi lan!?” derseniz ne âlâ! “Eah bu ne lan?” derseniz…saygılar : )

Not Superman

Bunları da sevebilirsiniz:

Etiketler: , , , , ,

1 yorum yazılmış

  1. S-Ak demiş ki:

    aa harbi lan. :)
    cidden beğendim, güzel olmuş. ;)

Yorum yaz

Aşağıdaki formu doldurarak misafir olarak da yorum yazabilirsiniz fakat üye olmanızı tavsiye ediyoruz.

Misafirler için yorum yazma paneli: