Kar(ın)daşlar… Aklımı okuyabiliyor musun? Zahmet etme, ben anlatırım =)
09 Şub 07

Babam..

Saat 14:50'de silinen tarafından yazılmış

Babamla uzun zamandır konuşmuyorduk. (korsan olanıyla-anlayan anlar..) Onunla konuşmamak işime geliyordu. Ne net saatlerime, ne eve giriş çıkış saatlerime karışan kimse yoktu. Gece geç saatlere kadar nete girebliyordum, gitar çalabiliyordum, rahatsz olsa da inadına birşey demiyordu bu da benim işime geliyordu. Ama annem çok üzülüyordu biz konuşmadığımız için, aile olmaktan çıktık artık bıktım diyordu. Bir gece yine ben kendimi odama kapamış keyfime bakarken elimden tuttu ve salona götürdü beni. Babam orada oturuyordu. Artık barışıcaksınız bıktım dedi. Babam benim çok saygısız, cevap veren vsvs bir kız olduğumu söylemeye başladı her zamanki gibi.. İtiraz ettim.. (Zaten ne zaman dilimi tutabildim ki..) Oysa sussam otursam belki o gece hiç yaşanmayacaktı.. Tartışmaya başladık, o bağırdı, ben bağırdım.. En sonunda tansiyonu çıktı.. Balkona gitti, nefes alamıyordu.. Su getirdim, içmedi. Kolonya getirdim koklatmaya çalıştım.. Ben odaya gidiyorum dedi ve güç bela, sendeleyerek yatak odasına gitti, yattı.. Annemle ben hiç konuşmadan salonda oturuyorduk. Dayanamadım ve bir sigara yaktım, babamın kalkıp salona gelmeyeceğini, kalkamayacağını biliyordum.. Annem babamın yanına gitti, babam evi terkedicem demiş.. Ben de gittim, ben gider gitmez annem ağlamaya başladı, yere düştü ve sinir krizi geçirdi.. Bağırıyordu, kalkmaya çalışıyordu ama kalkamıyordu. Babam onu kaldırmak için ayağa kalkmaya çalıştı ve yere düştü. Bir tarafta hareketsiz yerde yatan babam, diğer tarafta kalkamayan, ağlayan ve sinir krizi geçiren annem..Hangisini kaldırıcaktım? Babam ölmüştü galiba.. Hiç kıpırdamıyordu.. Tek başımaydım, bana yardım edicek kimse yoktu.. Babamın yanına gittim, fısıldadı ‘anneni kaldır ben iyiyim’ dedi. Annemin yanına koştum, ağlıyordu, ağlıyordum.. Güç bela kaldırdım annemi ve yatırdım, hala ağlıyordu..MS hastası bir insan için bu kadar ağlamak 2 hafta yürüyememeye yol açabilirdi.. Babamın yanına gittim, rahat bırak beni dedi. ‘Anneni al ve salona git, ışığı da kapat’ Sanki ölüme hazırlanıyordu.. Korktum, ikinci kez babasız kalmak istemiyordum.. Annemi alıp salona götürdüm. Kahve yaptım.. (Annemi sakinleştiren tek şey kahve-sigaradır. ) Bir bardak su alıp babamın yanına gittim.. Eğildim yere.. ‘Baba.. İyi misin?’ Cevap yok.. ‘Baba seni çok seviyorum, bir kez babasız kaldım, lütfen beni bırakma, bir kez daha dayanamam.. Lütfen baba! Çaba göster hadi kalkalım ve yatağa yat lütfen..’ – ‘Git.. Ben kendim kalkarım..’ Benden nefret ettiğini hissettim bir an.. Az kalsın onun ölümüne sebep olucaktım, ya kalp krizi geçirseydi? Kahrolasıca çenem.. Gecenin geri kalanı annem ve babam arasında mekik dokuyarak, güçlü olmaya çalışarak geçti.. Babam yatağa yatabildi, annemle beraber uyudular.. Ben bütün gece nöbet tuttum, belki bir sorun çıkar diye.. Sabah kahvaltı hazırladım, hep gülümsedim, sarıldım, öptüm, bizi terketmesin diye dua ettim.. O gece 3 farklı soyad taşıyan bir ailenin birbirine ne kadar bağlı olduğu kanıtlandı belki de.. Ayrılma fikri bile bizi ne hallere düşürdü.. Ben de kendimden asla beklemediğim bir dayanıklılık gösterdim.. Babamı seviyorum, öz babamdan kat kat daha fazla..

Bunları da sevebilirsiniz:

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorum yaz

Aşağıdaki formu doldurarak misafir olarak da yorum yazabilirsiniz fakat üye olmanızı tavsiye ediyoruz.

Misafirler için yorum yazma paneli: