26 Eki 06

Üstte de gözüme gözüme parlayan “Yazı yazın” yazısı olmasa işim daha kolay olurdu belki.. Zaten ne yazacağımı, daha ziyade ne yazmak istediğimi bilemez bir haldeyken bir de gözümün ona takılması hoş bir durum gibi durmuyor burdan bakıldığında.. Uzun zamandır pek sevgili günlük sahibinin yazmam için baskı yapması bir yana ondan da önemlisi uzun zamandır gerçekten birşeyler yazmak istememe rağmen tam olarak ne yazacağımı bilememek, ilham perisinin asla gelmemesi, uzun zamandır yazmıyor olmak sebepleriyle ancak uğrayabildim buraya… Kelimelerim kifayetsiz mi kalıyor ne diye düşünmemeye çalışarak zaten başlığında bile “yazmak” yazan (:p) bu yazıda(!) bu kelimeyi ne kadar çok tekrarladığımı fark etmemle olay iyice çıkmaza giriyor sanırım. Muhtemelen buraya kadar bile okunmacağını düşündüğüm bu yazıya neden devam ediyorum öyleyse sorusu hala okumaktan sıkılmamış kişilerin aklına gelmiştir diye düşündüğümden hemen cevabını verme gereği duyuyorum. Çünkü uzun zamandır yazmadım ve artık silkinip kalemime yapışan tozları bir atmalıyım=) Uzun zamandır yazmamamın sebeplerine gelince, bazen dar vakitlere sığdırdığım koca bir hayata rağmen kelimelerimin klostrofobisi tuttu bu dapdaracık anlarda, bazen yazdıklarımın içinde kaybolduğumu ve daha kötüsü beraberimde bir kaç hasara daha yol açtığımı fark ettim, bazense sayfalarca yazıp ’saçmalıktan ibaret’ olduğunu düşündüğüm nice yazımı çöpe atıp kendimi şiirlerin o dingin satırlarına attım… Orhan Pamuk vari anlamsız ve simgelere boğulmanın sınırlarında gezinen bu yazıyı artık sonlandırmak istiyorum zira her an nobel alıp ortalığı ayağa kaldırabilirim (:D). Kıssadan hisse bu yazıyı saymam yine yazarım =)

Etiketler: , , , ,

25 Eki 06

Hayatımıza baktığımızda zor dönemeçlerin,yol ayrımlarının sayısı,mutlu olduğumuz günlere nazaran o kadar çok ki.Üstelik bu ayrımlarda verdiğimiz kararlarda “A” desek olmayabiliyor “B” desek de olmayabiliyor,yani iki ucu pis değnek durumu da karşımıza çıkabiliyor.Hangisini kefeye koyup tartsan ağırlığı fazla gelebiliyor.Şüphesiz eninde sonunda bir karar vermek zorunda kalıyorsunuz:Kötünün iyisi ya da yeni umutlar yeşertecek ve kaybedecek fazla bir şeyinizin olmadığı seçenek.Her yerde bu durum karşımıza çıkabiliyor,önemli olan kendiniz için acı da olsa en doğrusunu bulabilmek,canınızı daha az acıtacak olanı görebilmek.Seçtikten sonra eğer gerçek zenginliği yani huzuru bulabiliyorsanız kendiniz için en doğrusunu yapmışsınız demektir.Mevlana,bunu o kadar yerinde özetlemiş ki herkesle paylaşmak isterim:

“dünle beraber gitti cancağızım
şimdi yeni şeyler söylemek lazım

ne kadar söz varsa düne ait
şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

Hepimize yeni başlangıçlarımızda bol şans…

Etiketler: , , ,

24 Eki 06

Artık iyice şaşırmaya başladım ben ya.. Bayram geldi mi büyüklere ziyarete gidilir, oturulur, konuşulur falan.. Bu bayram başımda 2 velet oturdum yan odada.. İlkokula giden bi bıdık bana gelip; büyük anneanne Ece’ye 10 verdi bana 20 verdi sana kaç verdi dedi. Kızım nesin sen ya, yaşın kaç başın kaç kafan nelere çalışıyor. Tamam para, harçlık hepimiz seviyoruz da, küççççücük çocuk bile para hesabı yapmaya başlamış, pek enteresan.

Bunun dili de pabuç kadar. Oyalamak için kağıttan kız kestik ettik, baktı baktı iğrenç olmuş dedi. Hüleayn delirtme beni minik yaratık! Topunuzdan nefret ediyorum zaten. Sonra boyayıp uhuladık falan, baktı uzun uzun şimdi olmuş aferin dedi. Bak sen..

Yemek masasında oturmuşlar ikisi kavga ediyorlar. Anaokuluna giden bıdıktan cırlayan bi ses : ”Babaannemin yoğurdunu bitirdin şişko!”. Öbüründen cevap : ”Mahalle karısıııııı!”. Hım. Yaşlar tahminen 6 ve 10 falan ama kavga şekline bak. Tutmasak saçını başını yolarım ağzını cart diye yırtarım diye girişecek miniğe.

Sevmiyorum çocuk mocuk, hele artık hiç sevmiyorum. Çocuksan sus konuşma delirtme beni aaaa.. Bayram falan anlamam bi daha kapatırım kendimi tuvalete.

Gizem ablaaaa o ne bu ne şu ne o niye neden var niye öyle ama ama ama… Bi soru daha soranın ağzına acı biber sürerim..

Bu arada, ben çok asabi olmuşum şimdi fark ettim.

İyi bayramlar efenim..

Etiketler: , , , , ,

24 Eki 06

Din nasıl ki toplumlara afyon etkisi yapıyorsa, aşk da bireyler üzerinde aynı etkiyi gösteriyor… İnsan bir kere aşık oldu mu, uyuşmuşluğu geçene kadar önüne ne koyarsan koy mideye indiriyor. Yemek seçmiyor, önüne konan şey yeterince yıkanmış mı bakmıyor, hatta alkollü içecekleri bile birbirileriyle karıştırıyor… Hal böyle olunca ye ye bir yere kadar, değil mi pirim? İşte o bir yerden sonra afyonun etkisi geçiyor, insanda hazımsızlık başlıyor bu sefer de… Artık kusar mısın, mide hapı mı alırsın, yoksa o ağrıyı unutmak için biraz daha mı afyon alırsın o sana kalmış; fakat benim bildiğim şey şu: Bu aşk denen meret en baba kimyasal uyuşturucudan da beter bağımlılık yapıyor. İnsan bir kere tatmayagörsün bu naneyi, her seferinde farklı olan tadı ne kimi zaman ne kadar acı da gelse, insanın midesini de bulandırsa, onu ölümün eşiğine de getirse bir gün karşısına yeniden çıktığında ona hayır diyemiyor… Geçmişte yaşananların bir hata olduğunu, ama bunlardan kendisine gerekli dersleri çıkarttığını söyleyip geçiştiriyor ve geçmişteki her şeyi unutup hayatında yeni bir sayfa açmaya kalkışıyor. Asıl sorunun, uyuşturanın aşkın ta kendisi olduğundan habersiz, suçu önceki insanlara yükleyip yeni bir bağımlılığa kucak açıyor…

Neyse, içelim biz…

Etiketler: , , , , , , , ,

21 Eki 06

Bir Aşk Hikayesi

Saat 13:22'de KuNTiZ tarafından yazılmış

Bu yazi gerçek bir ask hikayesini anlatmaktadir ve yazilarin hepsi asik delikanlinin günlügünden alinmistir.
LİSE 1.SINIF Ingilizce dersinde yanimda bir kiz oturuyordu onun için “benim en iyi arkadasim” diyordum..ama ben onun ipek gibi saçlarina bakip
onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalkti ve geçen gün sinifta
olmadigi için o günün notlarini istedi ona notlari verirken bana tesekkür etti ve yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak
istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum.
LİSE 2.SINIF Telefonum çaldi, arayan oydu ve agliyordu bana askin nasil kalbini kirdigini anlatti, beni evine çagirdi,
yalniz kalmak istemedigini söyledi, bende tabiki gittim, koltuga, onun
yanina oturdum, güzel gözlerine bakmaya basladim ve onun benim olmasini
diledim, 2 saat sonra Drew Barrymore’un bir filmi basladi ve onu izledik
filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her sey için tesekkür
etti ve yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini
istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..
SON SINIF Mezuniyet balosundan bir gün önce yanima geldi ve “çiktigim çocuk hasta ve partiye gelemeyecek” dedi,
benimde çiktigim biri yoktu ve 7. sinifta birbirimize söz vermistik eger çiktigimiz biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, “en iyi arkadas”
olarak. Ve partiye birlikte gittik, o aksam çok güzeldi, her sey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapisinin önüne kadar biraktim, kapinin
önünde ona baktim o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek bakti. Onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim
ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, bana “hayatimin en güzel zamanini geçirdigini” söyledi ve yanagimdan
öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..
Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çatti.. Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye
çikarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim
gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanima geldi ve aglayarak bana sarildi sonra basini omzuma koydu ve “sen benim en iyi
arkadasimsin, tesekkürler” deyip yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum.. Aradan yillar geçti.. Bir kilisedeyim ve o kizin nikahini izliyorum..evet artik
evleniyordu, onun
“evet, kabul ediyorum” demesini, yeni hayatina girmesini izledim, baska bir adamla
evli olarak. Onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim
gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Yeni hayatina girmeden önce yanima geldi
ve “nikahima geldin tesekkürler” deyip yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas
olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum.. Yillar çok
çabuk geçti.. Su an benim bir zamanlar en
iyi arkadasim olan kizin tabutuna
bakiyorum, esyalari toplanirken lise yillarinda yazdigi günlügü ortaya çikti..Hemen günlügünü aldim ve
günlükte okudugum satirlar söyleydi.. “Onun gözlerine bakarak onun benim olmasini
diledim..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.
Onu sadece ARKADAS OLARAK İSTEMEDİĞİMİ BİLMESİNİ İSTİYORDUM, onu çok
seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok
utaniyordum..Keske bana beni bir kez sevdigini söyleseydi..” Böyle kaybetmektense sevdiginizi söyleyerek
kaybedin…